MENU
  • YEREL HABERLER
  • EĞİTİM
  • ASAYİŞ
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • YEREL HABERLER
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • E-GAZETE
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Anketler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • E-Dergi
24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
DOLAR42.0772
EURO48.4935
GR ALTIN5373.4
ÇEYREK4491.1
Ankara
24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
  • ANKARA HABERLERİ
  • GÜNDEM
  • ULUSAL HABERLER
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • KÜLTÜR SANAT
  • SAĞLIK
Kapat

Yaraların Üzerinde Gezinen Öyküler: Kamburuma Üç Sebep

Ana SayfaYazarlarAyşe Hicret AYDOĞAN
03 Ocak, 2021, Pazar 13:02
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt

Şiirler yazdım, türküler söyledim
En çok birilerini sevdim en çok
Aynalara sürdüm yüzümü olur olmaz yerde
Dişimi çiçeklerle biledim

Yorgunum diyorsam da inanma, değilim
Yaşarım daha yıllar yıllar
Ellerim hep böyle yaramın üstünde
Acının tarihini düşerim

Ahmet Erhan

 

Kamburuma Üç Sebep, Recep Kayalı’nın üçüncü kitabı. Öykü ve yazılarını Heceöykü ve Edebiyat Ortamı dergilerinden takip ettiğim, kalemi bereketli bir yazar Kayalı.

Recep Kayalı öykülerinin isimleriyle dikkat çeker. Bunun okurun hafızasında yer edinmenin ve merak unsurunu diri tutmanın iyi bir yolu olduğu kanaatindeyim. Kamburuma Üç Sebep’i okurken yaptığım sosyal medya paylaşımlarına gelen yorumlar, kitap ve öykü isimlerinin okuru cezbettiğinin kanıtıydı âdeta. Bu bağlamda Kayalı’yı ruhsal anlamda kendimize yakın bulduğumuz, yaşamımızın bir kesitini izleyeceğimize kanaat getirdiğimiz, ortak duyguları paylaşabileceğimiz bir yazar olarak addedebiliriz.

Her gün kamburumuzun daha da eğdiği başımıza sebepler aramıyor muyuz? Yüklerimizin, yaşama arzumuzu baltalayamaması adına bu sebeplere sıkı sıkıya sarıldığımız gerçeğini inkâr edebilir miyiz?

Kamburuma Üç Sebep, sekiz öyküden oluşuyor. Duygusal yoğunluğun üst seviyede olduğu, tematik olarak birbirine yakın öyküler, gerçekçi bir atmosfere haizdir. Travmatik bir sebeple yaşamı değişen karakterler, Kayalı’nın bir mum yakmasıyla görünmezliklerinden kurtulurlar. Cılız da olsa bir umut ışığı görmek kamburumuzu taşımayı kolaylaştırmıyor mu kimi zaman?

Kaygı duygusunun baskın olarak ele alındığı öyküler, ben-anlatıcının ruh hâline, dünyayı algılayış biçimine odaklıdır. Ancak gerçekten hiç de uzak olmayan betimlemeler ile okurun, karakterleri samimiyetle kucaklamasını sağlayan bir anlatım biçimi benimsenmiştir.

Yazarın farklı anlatım tekniklerinden yararlanması öyküyü diri tutan ögelerden biri olmuştur. Kimi zaman mitolojik bir hikâye ile araya girer ve okuru şaşırtır. Kimi zaman hikâye içinde hikâyelerle girift bir yapı oluşturur. Merak unsurunu sağlam bölüm geçişlerine yaslar.

İç monolog tekniğiyle, karakterin bozuk dünya düzenine başkaldırısı, ilişkilerinin zaman içinde evrildiği yönleri, köklerinden koparılırken duygu durumunun dönüşümü izletilir okura. Karakterlerin bir sebeple kötücül bakışlara maruz kalışı, ötekileşmesi ve bu durumlar karşısındaki tutarlı eylemleri ruhsal betimlemelerle sade ve anlaşılır bir dille anlatılır.

“Dünya yatağımızın altındaki bir canavar gibiyken üzerimize bir yorgan gibi örttük birbirimizi.”  

Gökte Uçan Hüma Kuşu’nda sevgiye dair felsefi yaklaşımlarını iç monologlar vasıtasıyla öğrendiğimiz karakter için her şey yolunda giderken, öykü içerisinde ayrı bir bölüm olan Ruh Bükülmesi ile çözülme ânını yakalayacağımız gösterilir.

“Yaşadığını anlaması için acı çekmesi gerek insanoğlunun.”

Sağlam giriş cümleleriyle de dikkat çeker Kayalı’nın öyküleri. Persona Non Grata isimli öykünün girizgâhı, içerdiği psikolojik etmenler ve neden-sonuç ilişkisinin verilmesiyle çok katmanlı bir yapı oluşmasına imkân tanımıştır.

“Babamın içindeki hayvanı düşünüyordum. Kesinlikle kuş değil.”

Gün boyu kol kola gezdiğimiz duygularımızdan dem vuruyor öykülerinde Recep Kayalı. Fark ettirmeden kamburumuzun üzerine giydirdiği görünmez bir pelerinle yaşam sancımıza omuz veriyor. “Ya öyle olursa” diyerek geçen hayatlarımızın hikâyelerini anlatıyor. Başkasının acısını dinlemek kolaydır, ya onları biz de yaşadıysak?

 

 

 

Yorum Yazın

Ayşe Hicret AYDOĞAN

    iletişime geç

    Ayşe Hicret AYDOĞAN

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    İmbat Muğlu
    İmbat Muğlu MİLLİ İRADE
    Erbay Kucet
    Erbay Kucet Arkadaşlık Yolu
    Çakır Mehmet
    Çakır Mehmet AKRABALAR SORUNU
    Salih Kurnaz
    Salih Kurnaz ARINMAK MI?
    İbrahim GÖKDEMİR
    İbrahim GÖKDEMİR 2025 Türkiye’si: Değişen Dinamikler, Yeni Arayışlar ve Toplumsal Dönüşüm
    Yalçın Topçu
    Yalçın Topçu TİCARİ BOYKOT VE TOPLUMSAL BÖLÜCÜLÜK..
    Abdulkadir Karaboğa
    Abdulkadir Karaboğa İnsan ve Karakter Kostümleri
    İdris Ortakaya
    İdris Ortakaya TAM ZAMANI
    Ayşe Hicret AYDOĞAN
    Ayşe Hicret AYDOĞAN Acı ile Hamd Arasında Kısa Bir İç Döküş
    Sevim KANSUVA
    Sevim KANSUVA Altı üstü biraz demir biraz çimento, biraz doğru zemindi gereken
    Mevlüt Şahin
    Mevlüt Şahin Hiçbir şey göründüğü kadar İyi veya Göründüğü Kadar Kötü değildir
    İsmail Tekpınar
    İsmail Tekpınar BEYLER DAĞILABİLİRSİNİZ
    İlhan KOÇ
    İlhan KOÇ BEYNİMİZ VE “AYNA NÖRONLAR”
    Osman Çakır
    Osman Çakır Kuraklık Türkiye'yi kurutmadan...
    Kemal Haluk CEBE
    Kemal Haluk CEBE POZİTİF SİYASET
    Nedim Yüksel ÇAKIR
    Nedim Yüksel ÇAKIR YANI BAŞIMIZDAKİ TEHLİKE; UÇUCU MADDELER..
    Kutlu TAMAY
    Kutlu TAMAY ANKARA’ DAN DÜNYAYA AÇILAN MARKA ‘’BUTCHA’’
    Fatma Yılmaz
    Fatma Yılmaz SINIRLARIMIZ
    Zeynep Gökdemir
    Zeynep Gökdemir BİR HARF NİCE YOLLAR AŞTIRIR
    Dursun Erkılıç
    Dursun Erkılıç ABD’nin vize bombası!
    24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Redaktör Haber 2022 | Yazılım: Onemsoft