MENU
  • YEREL HABERLER
  • EĞİTİM
  • ASAYİŞ
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • YEREL HABERLER
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • E-GAZETE
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Anketler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • E-Dergi
24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
DOLAR42.0772
EURO48.4935
GR ALTIN5373.4
ÇEYREK4491.1
Ankara
24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
  • ANKARA HABERLERİ
  • GÜNDEM
  • ULUSAL HABERLER
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • KÜLTÜR SANAT
  • SAĞLIK
Kapat

Bir Adam Yaratmak: Eser mi, Şaheser mi?

Ana SayfaYazarlarAyşe Hicret AYDOĞAN
03 Ekim, 2020, Cumartesi 15:11
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt

Eserleriyle, düşünceleriyle birçok kişinin yolunu aydınlatan, genç kuşaklara örnek olan, toplum bilinci aşılamayı görev edinen Necip Fazıl Kısakürek, 1922’de Yeni Mecmua Dergisi’nde yayımlanan şiirleri ile başlayan yazın hayatında, 1983’teki vefatına kadar hikâye, roman, hatıra, şiir, inceleme, makale gibi birçok türde yüzlerce esere imza atmıştır.

Kaldırımlar’ın çileli şairi, Bir Adam Yaratmak piyesi için 1937 yılında yazdığı ön sözüne: “Bugüne kadar vücuda getirdiğim eserler içinde en bağlı olduğum eser biliyor ve öylece bildirmek istiyorum.” yazmıştır.

Tiyatrocu ve yönetmen Muhsin Ertuğrul’u birkaç temsilde izlemiş ve çok etkilenmiştir. Bir Adam Yaratmak’ın son sözünde konuyla ilgili olarak bel kemiğinden aşağı bir yılan kaymışçasına ürperti ile dolduğunu ifade etmiştir. 1935 yılında sohbetleri sırasında Muhsin Ertuğrul, Necip Fazıl’ın piyes yazması hususunda ısrarcı olmuş ve böylelikle Tohum piyesi ortaya çıkmıştır. Yedi günde yazdığı Tohum, halk tarafından beğenilmemiştir. Necip Fazıl bu durumdan büyük bir üzüntü duymuş, Muhsin Ertuğrul’a karşı sorumlu ve borçlu hissederek yeni bir piyes yazmaya karar vermiştir. Eli yakacak, onu tutan eli ateş tutmuşa döndürecek bir eser olması arzusuyla yola çıkmış ve böylece Bir Adam Yaratmak eserini 1937 yılında Zonguldak’ta yazmıştır.

Necip Fazıl’ın 1934 yılında yaşadığı buhranlı dönemini hem şiirlerinde hem piyeslerinde görmek mümkündür. Manevi yönden geçirdiği bu olgunlaşma dönemi, fikir dünyasında birçok değişime yol açmış, hakikati arama yolunda attığı adımları eserlerine yansıtmıştır.

Çile şiirinin “Bir bardak su gibi çalkalandı dünya” dizesinde ifade ettiği buhranını, Necip Fazıl’ın hayat hikâyesine vâkıf olarak anlamak mümkündür.

Bir Adam Yaratmak eserinde başkarakter Husrev, Ölüm Korkusu isimli oyunun ünlü yazarıdır. Husrev’in geçirdiği ruhsal bunalım üzerine kurulu olay örgüsü ile Necip Fazıl hemen tüm eserlerinde bulunan bireylerin değişimini mercek altına almıştır. Hakikati arama yolunda çileli geçen hayatını Bir Adam Yaratmak piyesinde de resmetmiş ve böylece görmek istediği insan portresini kader, ölüm, ruh hâlleri, toplum karşısında insan, sanat ve insan gibi kavramlar üzerinden çizmiştir.

İnsanın üzerindeki fazla deriyi soyarak, öz benliğini ve hakikati bulma sürecinin zorluklarla dolu bir yol olduğunu, ancak bu acılara göğüs gerilebildiğinde mükâfatının büyük olacağını Husrev’in her cümlesinde görmek mümkündür.

“Benliğimizin öyle bir tarafı ki, yaralı bir parmak gibi sancılar içindedir. En keskin ağrıyı bu sargılar çözülürken duyarız. İnsan orada bütün bahtıyle yalnızdır. Eksiklikleri, fazlaları, korkuları, emniyetleri, bezginlikleri, hasretleri, her şeyiyle…”

Üstat, Türk Dil Kurumu sözlüğünde “Bilim veya sanat alanında üstün bilgisi ve yeteneği olan kimse.” olarak tanımlanmıştır. Üstat Necip Fazıl eserlerinde yaktığı meşale ile toplumun fikir dünyasını aydınlatmıştır.

Sanatkârlar fikirlerini, eserleri vasıtasıyla bütün çıplaklığıyla topluma bir karbon kâğıdı gibi geçirmektedir belki de. Okurlar ise bir bal kâsesine üşüşen arılar gibi kendilerinde olanı bu eserlerde ararlar.

Bir Adam Yaratmak, mesut körlük içerisinde zamanını dolduran biz insanlara ayna tutan; eşsiz bir sanatla işlenmiş kaderimizi idare edenin kim olduğunu bir kez daha hatırlatan, sarsılarak okuduğum ve bittiğinde gerisin geri ilk sayfasına dönmek istediğim bir eser oldu.

Büyük Doğu Yayınları, 40. Basım, Şubat 2019

Yorum Yazın

Ayşe Hicret AYDOĞAN

    iletişime geç

    Ayşe Hicret AYDOĞAN

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    İmbat Muğlu
    İmbat Muğlu MİLLİ İRADE
    Erbay Kucet
    Erbay Kucet Arkadaşlık Yolu
    Çakır Mehmet
    Çakır Mehmet AKRABALAR SORUNU
    Salih Kurnaz
    Salih Kurnaz ARINMAK MI?
    İbrahim GÖKDEMİR
    İbrahim GÖKDEMİR 2025 Türkiye’si: Değişen Dinamikler, Yeni Arayışlar ve Toplumsal Dönüşüm
    Yalçın Topçu
    Yalçın Topçu TİCARİ BOYKOT VE TOPLUMSAL BÖLÜCÜLÜK..
    Abdulkadir Karaboğa
    Abdulkadir Karaboğa İnsan ve Karakter Kostümleri
    İdris Ortakaya
    İdris Ortakaya TAM ZAMANI
    Ayşe Hicret AYDOĞAN
    Ayşe Hicret AYDOĞAN Acı ile Hamd Arasında Kısa Bir İç Döküş
    Sevim KANSUVA
    Sevim KANSUVA Altı üstü biraz demir biraz çimento, biraz doğru zemindi gereken
    Mevlüt Şahin
    Mevlüt Şahin Hiçbir şey göründüğü kadar İyi veya Göründüğü Kadar Kötü değildir
    İsmail Tekpınar
    İsmail Tekpınar BEYLER DAĞILABİLİRSİNİZ
    İlhan KOÇ
    İlhan KOÇ BEYNİMİZ VE “AYNA NÖRONLAR”
    Osman Çakır
    Osman Çakır Kuraklık Türkiye'yi kurutmadan...
    Kemal Haluk CEBE
    Kemal Haluk CEBE POZİTİF SİYASET
    Nedim Yüksel ÇAKIR
    Nedim Yüksel ÇAKIR YANI BAŞIMIZDAKİ TEHLİKE; UÇUCU MADDELER..
    Kutlu TAMAY
    Kutlu TAMAY ANKARA’ DAN DÜNYAYA AÇILAN MARKA ‘’BUTCHA’’
    Fatma Yılmaz
    Fatma Yılmaz SINIRLARIMIZ
    Zeynep Gökdemir
    Zeynep Gökdemir BİR HARF NİCE YOLLAR AŞTIRIR
    Dursun Erkılıç
    Dursun Erkılıç ABD’nin vize bombası!
    24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Redaktör Haber 2022 | Yazılım: Onemsoft