MENU
  • YEREL HABERLER
  • EĞİTİM
  • ASAYİŞ
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • YEREL HABERLER
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • E-GAZETE
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Anketler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • E-Dergi
24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
DOLAR42.0772
EURO48.4935
GR ALTIN5373.4
ÇEYREK4491.1
Ankara
24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
  • ANKARA HABERLERİ
  • GÜNDEM
  • ULUSAL HABERLER
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • KÜLTÜR SANAT
  • SAĞLIK
Kapat

BOHEM HAYATI

Ana SayfaYazarlarÇakır Mehmet
28 Kasım, 2025, Cuma 14:49
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt

‘Benim geçmişim bir çöplüktür;

Çöplüğü de ancak köpekler karıştırır.’ N. .Fazıl Kısakürek

 

Bohem: Fransızca bir kelimedir. ‘Çingenelerin başıboş ve göçebe yaşamlarına benzer şekilde günü gününe, dertsiz, tasasız ve derbeder bir yaşayış şekli olan kimse veya topluluk anlamına gelir. (Genellikle sanat ve yazın çevresinden kimse ya da topluluk).’

Bohem: Geleneksel toplum normlarına karşı çıkan, sanat, kültür ve özgürlüğü ön planda tutan bireyleri tanımlar.

 

Geçenlerde Sosyal Medya da Profesör Mustafa Öztürk’ün bir videosunu izledim. Merhum Üstad Necip Fazıl’ı ve hayatını konu ediyor. Ancak iyi niyetle anlatmıyor. Üstadın geçmiş teki hayatını Bohem hayatı olarak değerlendiriyor. Anlatış tarzına bakıldığında pekiyi niyetli olmadığı anlaşılıyor. Zira ‘bütün ameller niyete göre’ derler bilindiği gibi. Yani ‘innemel amalü bin niyet’. Hep evvelki hayatını ön plana çıkararak geri kalan hayatını gizlemeye çalışıyor. Sonraki hayatını evvelki hayatı ile gölgeliyor. Kendisinde olan değişimin bir nevi takiyye veya hayatının devamına alet ettiğini demeye çalışıyor. Gerçeği saklıyor. Sonraki İslamcı düşünce ve faaliyetlerini gençlik hareketlerini küçümsüyor. Velhasıl Onun Büyük Doğu idealini hafife alıyor. Rasyonel ve tarafsız bir anlatım ve tanıtım değil. İlahiyatçı olan Hoca olayları sol ağızdan yorumluyor ve Üstadı gözden ve gönülden düşürmeye çalışıyor. Başka başka konularda birkaç videosuna da baktım. Anlatımları asıl konunun aleyhine ve sola yatkın, solun lehine bir görüntüyle veriyor. Üstadın ömründe hiç namaz kılmadığına işaretle özüyle sözünün bir olmadığını demeye çalışıyor. Ve buna da rahmetli Kadir Mısıroğlu’nu şahit tutuyor. Abdülhakim Arvasi’yi de rejimle uyumlu çalışmakla suçluyor. Bu konular beni bir makale yazmama zorladı.

 

1924’te Maarif Vekâlet’inin açtığı yurtdışına öğrenci gönderme sınavında başarı gösterdiği için Paris’e gider. 21 yaşındayken Paris’te kumar illetine yakalanır. Tamamlamadan geri Türkiye’ye döner veya döndürülür. Benzer hayata döndükten sonrada 1934 yılına kadar devam eder.

 

‘Allah dostunu gördüm,

Bundan altı yıl evvel;

Bir akşamdı ki, zaman

Donacak kadar güzel.’

 

1934’e kadar Bohem bir hayat yaşayan Necip Fazıl’ı, o yıl vapurda tanıştığı Abdülhakim Arvasi’nin irşadı Bohem hayattan kurtarır. Himayesinde büyüdüğü dedesinin vefatı sonrası bir süre sahipsiz kalan Necip Fazıl’ın Bohem bir hayata sürüklenmesi için düştüğü boşluğa bağlamak gerekir. 1934 yılı, İslam dışı hayatını en koyu rengiyle yaşadığı günlerde Beyoğlu Ağa camiinde vaaz veren Abdülhakim Arvasi ile tanışır ve ondan kopamaz. O ve Ben adlı eserinde ‘Kurtarıcım’ der Abdülhakim Arvasi ile tanışmasından sonra Bohem hayatından vazgeçer ve sade bir hayat yaşamaya başlar. Öncesinde kadın siluetini öne alan ‘Kaldırımlar’ şiirini yazan Üstad, fikri bir değişim ve dönüşümden sonra İslam şairi olarak vefatına kadar davasını savunur ve karşılığını da çileli bir hayat yaşayarak öder. Önceleri göklere çıkartılan Üstad İslami fikriyata dönünce tu kaka edilir. Necip Fazıl, eski Bohem hayatı için ‘Eğer mal ve sermaye benimse yaktım yıktım kül oldu’ der.

 

Can Yücel: Elazığlı alevi bir aileye mensup, Muhalif bir kişiliğe sahip olan sol görüşlü sanatçı: ‘Solcular Necip Fazıl’ı niçin okumuyor? Solda adam mı var, Necip Fazıl’ı anla yacak, hepsi dangalak’. Fikir birliğimiz olsun olmasın, Necip Fazıl’ın en önemli tarafı fikri, felsefi şiir vadisinde en iyi işi yapmış olmasıdır. Şiirleri bu sahanın harika eserleridir. Necip Fazıl Bohem döneminde ne yapmış ise, sonraki dönemde de aynı şeyi yapmıştır. Felsefi şiirini devam ettirmiştir. Bu sadece şiirlerinde değil, nesirlerinde de görülür. Mesela Abdülhamit hakkındaki eserlerinde bunu çok net olarak görebiliriz. Çok değerli bir eser. (Cuma Dergisi 2004)

 

Necip Fazıl

Büyük Doğu

Özlemini ummuştur.

Büyük Doğu bayrağıyla,

Hemen hemen

Her il ve ilçede verdiği

Konferanslarıyla,

Yüze yakın eseriyle

‘Büyük Doğu nesli’

Yetiştirmiştir.

 

Büyük Doğu dergisinde

Ve eserlerinde İslam

Davasını sırtlanarak

Müslüman olma

Sorumluluğunu yerine

Getirmeye çalışırken

Sekiz kez

Hapishaneye düştü.

 

‘İnsan vardır

Alçak gönüllüdür.

İnsan vardır

Alçaklığa gönüllüdür’.

 

‘Ölüm güzel şey, budur

Perde ardından haber

Hiç güzel olmasaydı

Ölür müydü Peygamber?

 

Öleceğiz müjdeler olsun,

Müjdeler olsun!

Ölümü de öldüren Rabbe

Secdeler olsun’

 

Kapı kapı, yolun son

Kapısı ölümse;

Her kapıda ağlayıp

O kapıda gülümse!’

 

Zafer araban senin,

Gıcırtılı bir tabut!’

 

Bir konferansta

Ara verip Gelincik

Sigarasını yakınca

Dinleyicilerin

Şaşkınlığını görmüş

 

‘Ne o bana bir sigarayı

Çok mu görüyorsunuz?

Bana, benim için

Yanan Bir o var’

Deyivermiş

 

‘Her şey, her şey

Şu tek müjdede;

Yoktur ölüm,

Allah diyene!

 

Canım kurban,

Başı secdede,

İki büklüm,

Allah diyene!’

 

Nasıl-niçin delisi aklı

Susturmakta iş;

Sırtında dağlarca yük,

Namaza durmakta iş.

 

Cehennem olmasa da

Şerden yılacak insan.

Ve cennet de olmasa

Namaz kılacak insan.

 

Sakaryam saf çocuğu

Masum Anadolu’nun

Divanesi ikimiz kaldık

Allah yolunun

Sen ve Ben gözyaşıyla

Islanmış hamurdanız

Rengimize baksınlar

Kandan ve çamurdanız.

 

Üstad vasiyetinde

‘Allah ve Resulünden

Başka Her şey hiç ve batıl’

 

‘Son günüm

Olmasın dostum,

Çelengim, top arabam;

Alıp beni götürsün, tam

Dört inanmış insan’

 

Ne hasta bekler sabahı,

Ne taze ölüyü mezar.

Ne de şeytan bir günahı,

Seni beklediğim kadar.

 

‘Tahtadan yapılmış

Bir uzun kutu;

Baş tarafı geniş,

Ayakucu dar.

Çıkanlar bilir ki,

 Bu boş tabutu,

Yarın kendileri

Dolduracaklar’

 

‘Gökten bir el

Yaşlı gözleri siler

Şenlenir evimiz

Barkımız bizim

 

Sapan taşların

Yanında füze

Başka âlemlerle

Farkımız bizim

Yer gök su vermem

Dediği zaman

Her tarlayı sunar

Arkımız bizim

 

Gideriz nur yolu

İzde gideriz

Taş bağırda sular

Dizde gideriz

Bir gün akşam olur

Bizde gideriz

Kalır dudaklarda

Şarkımız bizim’

 

‘Üç günlük dünya için

Gayret üstüne gayret,

Ebedi bir yaşam için

Gayret yok hayret’

 

‘Şu geçeni durdursam,

Çekipte eteğinden;

Soruversem: haberin

Var mı öleceğinden’

 

‘Müldecim, kurtarıcım,

Efendim, Peygamberim:

Sana uymayan ölçü;

Hayat olsa teperim!’

 

‘Bir namazım,

Bir duam, birde

Eski Seccadem,

Hepsi hepsi

Bu kadar,

İşte benim Sermaye.’

 

‘Ya Allah’a baş eğer

Hiç kimseye Eğmezsin,

Ya da herkese baş eğer

Hiçbir Şeye değmezsin.’

 

‘Ya İslam’la yükselir,

Ya inkârla çürürsün,

Bu Yol mezarda bitmiyor,

Gittiğinde görürsün.’

 

‘Bu kasvet dünyasında

Kalmadı özlediğim,

Namaz vaktinden başka

Anını gözlediğim.’

 

‘Beni kimsecikler

Okşamaz madem,

Öp beni Alnımdan,

Sen öp seccadem.’

 

‘Ellerime uzanan

Dudakları tepeyim,

 Allah diyen gel seni

Ayağından öpeyim.’

 

‘Namaz, sancıma ilaç,

Yanık yerime merhem;

Onsuz, ebedi hayat

Benim olsa istemem!’

 

‘Basit kişi hep ilgi görür,

Kaliteli kişiler ise

Hep yalnız kalır.

Çünkü ucuz malın

Alıcısı çok olur.’

 

‘Baba katiliyle

Baban bir safta!

Birde geri adam

Boynumda yafta.’

 

‘Keşke ben

‘Allah’ kelimesinden

Başka ağzından

Tek bir söz çıkmayan

Bir dilsiz olsaydım.’

 

‘Aldığımız nefesi bile

Geri veriyorsak,

Hiçbir şey

Bizim değildir.’

 

‘ARmut deyip geçmeyin!

Onun ilk hecesi

Çoğu kişide yoktur.’

 

‘Ben bir garip insanım.

Ne tahtım var ne tacım.

Tut elimden Allah’ım,

Yalnız sana muhtacım.’

 

‘Güzel Allah’ım, sende

Ne gelecekse gelsin;

Senki, rahmetinle de,

Kahrınla da güzelsin.’

 

‘İnsanlar iki yerde ayrılır;

Vaktini beşe ayıranlar,

Vaktini boşa ayıranlar.’

 

‘Makyajı abdest olan

Bir kadının;

Hayatı da güzeldir,

Hayasıda…’

 

‘Oluklar çift; birinden

Nur akar: Birinden kir’

 

‘İnsandır sanıyordum

Mukaddes yüke hamal

Hamallık ki, sonunda,

Ne rütbe var, ne de mal.’

 

‘Bana kefendir yatak,

Sana tabuttur havuz;

Sen kıvrıl ben gideyim

Son Peygamber kılavuz.’

 

‘Allah’ın on pulunu

Bekleye dursun on kul;

Bir kişiye tam dokuz,

Dokuz kişiye bir pul.

Bu taksimi kurt yapmaz

Kuzulara şah olsa.’

 

‘Geldi ölümlü yalan,

Gitti ölümsüz gerçek.

Siz, hayat süren leşler

Sizi kim diriltecek?’

 

‘Zamanı kokutanlar

Mürteci diyor bana;

Yükseldik sanıyorlar,

Alçaldıkça tabana.’

 

‘Büyük randevu

Bilsem nerede,

Saat kaşta?

Tabutumun tahtası,

Bilsem hangi ağaçta?’

 

‘Camiler serbest ama

Bütün yolları yasak;

Onlar meydana hâkim,

Bizse camide tutsak…’

 

‘Ticaretin tüm ziyan!’

Diye bir ses rüyada;

Mezarına birlikte

Girecek şeyi kazan!

 

Seni gözleyen eşya,

Bitpazarı dünyada,

Patiska kefen,

Çürük teneşir,

İsli kazan…’

 

‘Minarede ‘ölü var!’

Diye bir acı sala…

Er kişi niyetine

Saf saf namaz…

Ne ala!

Böyledir de ölüme

Kimse inanmaz hala!

Ne tabutu taşıyan,

Ne de toprağı kazan…’

 

 

Sonuç olarak; ESSELAM isimli Efendimizin hayatını anlatan şiir kitabından alıntı ile noktalayacağım. ‘Allah’ın ‘Teslim olunuz!’ emrini verdiği Gaye-İnsan ve Ufuk-Peygambere, bildiğiniz veya bilmediğiniz, haberini aldığınız veya almadığınız, anlayabildiğiniz veya anla yamadığınız her tarafıyla ve her zerrenizle teslim olmaktan başka gayeniz olmasın. Tek başına ‘doğru’ diye bir şey yok; O’nun getirdiği ‘doğru’ diye bir şey var. Ben ‘hakikat ‘ten O’na giden değil, O’nu topyekûn kabullendikten sonra O’ndan hakikate gelen müminim. Hakikat mi? Hakikat sadece Allah’ın dediği ve O’na bildirdiğidir. O ki varlık o yüzden. En büyük dileğim. Müslümanlardan şunu istiyorum: Benim için, Necip Fazıl’ın kaza borcuna karşılık niyetiyle bir günlük 5 vakit namaz kılması ve yine bir gün oruç tutması. Şafii içtihadınca caizdir. Ve aynı içtihat Hanefilerce de rahmettir. En aşağı 100 Tevhid çekip sevabını mislini bana hediye etmesi. 70 bine dolması lazım. Bir de, üzerimde hakkı olan ların bunu Allah rızası için helal etmeleri.’

Selam ve dua ile…

 

 

 

 

Yorum Yazın

Çakır Mehmet

    iletişime geç

    Çakır Mehmet

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    İmbat Muğlu
    İmbat Muğlu MİLLİ İRADE
    Erbay Kucet
    Erbay Kucet Arkadaşlık Yolu
    Çakır Mehmet
    Çakır Mehmet AKRABALAR SORUNU
    Salih Kurnaz
    Salih Kurnaz ARINMAK MI?
    İbrahim GÖKDEMİR
    İbrahim GÖKDEMİR 2025 Türkiye’si: Değişen Dinamikler, Yeni Arayışlar ve Toplumsal Dönüşüm
    Yalçın Topçu
    Yalçın Topçu TİCARİ BOYKOT VE TOPLUMSAL BÖLÜCÜLÜK..
    Abdulkadir Karaboğa
    Abdulkadir Karaboğa İnsan ve Karakter Kostümleri
    İdris Ortakaya
    İdris Ortakaya TAM ZAMANI
    Ayşe Hicret AYDOĞAN
    Ayşe Hicret AYDOĞAN Acı ile Hamd Arasında Kısa Bir İç Döküş
    Sevim KANSUVA
    Sevim KANSUVA Altı üstü biraz demir biraz çimento, biraz doğru zemindi gereken
    Mevlüt Şahin
    Mevlüt Şahin Hiçbir şey göründüğü kadar İyi veya Göründüğü Kadar Kötü değildir
    İsmail Tekpınar
    İsmail Tekpınar BEYLER DAĞILABİLİRSİNİZ
    İlhan KOÇ
    İlhan KOÇ BEYNİMİZ VE “AYNA NÖRONLAR”
    Osman Çakır
    Osman Çakır Kuraklık Türkiye'yi kurutmadan...
    Kemal Haluk CEBE
    Kemal Haluk CEBE POZİTİF SİYASET
    Nedim Yüksel ÇAKIR
    Nedim Yüksel ÇAKIR YANI BAŞIMIZDAKİ TEHLİKE; UÇUCU MADDELER..
    Kutlu TAMAY
    Kutlu TAMAY ANKARA’ DAN DÜNYAYA AÇILAN MARKA ‘’BUTCHA’’
    Fatma Yılmaz
    Fatma Yılmaz SINIRLARIMIZ
    Zeynep Gökdemir
    Zeynep Gökdemir BİR HARF NİCE YOLLAR AŞTIRIR
    Dursun Erkılıç
    Dursun Erkılıç ABD’nin vize bombası!
    24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Redaktör Haber 2022 | Yazılım: Onemsoft