Altındağ Belediyesi, küresel ekonomik zorlukların hissedildiği bir dönemde mali disiplin ve planlı yönetim anlayışıyla dikkat çekiyor; bütçe dengesinin sağlanması, yatırımların artırılması ve sosyal projelerin güçlendirilmesiyle birlikte ortaya koyduğu performans, yerel yönetimde örnek gösterilen bir başarı modeline dönüşüyor.
Küresel ölçekte ekonomik dalgalanmaların derinleştiği, Türkiye’nin ise bu dalgalardan doğrudan etkilendiği bir süreçten geçiyoruz. Artan maliyetler, daralan bütçeler ve yükselen beklentiler… Böylesi bir tabloda yerel yönetimlerin performansı her zamankinden daha fazla önem kazanıyor.
İşte tam da bu noktada Altındağ Belediyesi, ortaya koyduğu yönetim anlayışı ve sürdürülebilir hizmet politikalarıyla dikkat çekiyor. İlçede hayata geçirilen sosyal destek projeleri, kentsel dönüşüm hamleleri ve altyapı yatırımları; sadece bugünü değil, yarını da planlayan bir vizyonun ürünü olarak öne çıkıyor.
Nitekim belediyenin faaliyet raporunda yer alan veriler, bu başarının somut karşılıklarını da ortaya koyuyor. 2024 yılının ilk üç ayında 106 milyon TL açıkla devralınan bütçenin, yıl içinde alınan mali disiplin tedbirleriyle kademeli olarak toparlandığı görülüyor. Altı ay sonunda 40 milyon TL’ye, dokuz ay sonunda ise 23 milyon TL’ye kadar gerileyen bütçe açığı, yıl sonunda tamamen sıfırlanarak önemli bir mali başarıya imza atılmış. Bununla da kalmamış 2025 yılında bütçe fazlası oluşmuş.
Veysel Tiryaki liderliğinde yürütülen çalışmalar, sınırlı kaynakların etkin kullanımıyla nasıl somut sonuçlar üretilebileceğini gösteriyor. Özellikle sosyal belediyecilik alanında atılan adımlar, dar gelirli vatandaşlara yönelik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve yaşam kalitesini artıran projeler, yerel yönetimlerin kriz dönemlerinde nasıl bir rol üstlenmesi gerektiğine dair önemli bir örnek sunuyor.
2025 yılı verileri ise bu yönetim anlayışının daha da güçlendiğini ortaya koyuyor. Buna göre belediye, 3 milyar 798 milyon TL gelir elde ederken, 2 milyar 806 milyon TL gider gerçekleştirdi. Yatırımlara ayrılan 875 milyon TL’lik kaynakla birlikte yatırımın bütçe içindeki payı yüzde 31’e ulaşarak dikkat çekici bir seviyeye yükselmiş. Personel giderlerinin 1 milyar 402 milyon TL olarak gerçekleştiği tabloda, mali disiplin ve kaynak yönetimi dengesi korunarak bütçe fazlası verilmesi, yerel yönetim açısından önemli bir başarı göstergesi olarak öne çıkıyor.
Altındağ’da son yıllarda hayata geçirilen projelere bakıldığında; yeşil alanların artırılması, kültürel ve sosyal yaşam alanlarının çoğaltılması, eğitim ve gençlik yatırımlarının genişletilmesi gibi birçok başlıkta istikrarlı bir ilerleme görülüyor. Özellikle kentsel dönüşüm planlarıyla daha güvenli ve modern yaşam alanlarının oluşturulması ve öğrencilere tanınan imkanlarla birlikte, ilçede çok boyutlu bir kalkınma yaklaşımının benimsendiğini ortaya koyuyor. Bu tablo, yalnızca bir belediyecilik başarısı değil, aynı zamanda planlı ve kararlı bir yönetim anlayışının yansımasıdır.
Faaliyet raporunun Belediye Meclisi’nde kabul edilerek kamuoyuna sunulması ve bu sürecin şeffaflıkla yürütülmesi, ortaya konulan başarının kurumsal bir zemine oturduğunu da gösteriyor. Alınan sonuçlar, yalnızca rakamsal bir dengeyi değil; aynı zamanda güven veren bir yönetim anlayışını da işaret ediyor.
Bugün Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik süreçte, yerel yönetimlerin sorumluluğu daha da ağır. Bu noktada Altındağ’da ortaya konulan model; dayanıklılık, verimlilik ve toplumsal fayda ekseninde şekillenen bir başarı hikâyesi olarak öne çıkıyor.
Altındağ’ın bu performansı, yalnızca Ankara için değil, Türkiye genelinde de dikkatle takip edilmesi gereken bir örnek niteliğinde. Çünkü güçlü şehirler, güçlü bir ülkenin temelidir.
Ve bugün gelinen noktada Altındağ…
Sadece bir ilçe değil, aynı zamanda doğru yönetimin mümkün olduğunun güçlü bir göstergesi.
Ankara’nın ve Türkiye’nin gururu olmaya aday bir yerel yönetim modeli.
Kalın sağlıcakla...
























Yorum Yazın