İstanbul'un güvenliği Tel Abyad'dan, Rasulayn'dan başlamaktadır

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "İstanbul'un güvenliği Tel Abyad'dan, Rasulayn'dan, Suruç'tan, Nizip'ten ve Hatay sınırından başlamaktadır." dedi.

İstanbul'un güvenliği Tel Abyad'dan, Rasulayn'dan başlamaktadır

Soylu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen "Şehir ve Güvenlik Sempozyumu"nda bir konuşma yaptı. 

Kur'an-ı Kerim'in kutsal Mekke şehrini tarif ettiği pek çok ayette, şehrin saldırılardan emin ve doğal afetlere karşı güvenli bir şehir olduğunu aktaran Soylu, bunun aynı zamanda ilahi bir vizyona, şehir güvenliği kavramına nasıl bakılması gerektiğine işaret ettiğini söyledi. 

Bakanlık olarak hem kolluk itibarıyla hem de afet yönetimi görevleri açısından bu iki vizyon noktasına da temas ettiklerini anlatan Soylu, "Son yıllardaki hedefimiz, ülkemizin şehirlerini genel asayiş açısından dünyanın en güvenli şehirleri haline getirmektir. 2-3 bin metre rakımdaki terör operasyonlarımızın da göç yönetimindeki dikkat ve gayretimizin de şehir içindeki emniyet tedbirlerimizin de bu hedefle ilgisi vardır. Bu hedefe ulaşmak için belli bir strateji ile hareket ediyoruz. Stratejimizin bir ayağı önleyici hizmetleri artırmak, suçun oluşmasına mani olmaktır." diye konuştu. 

- Mahalle bekçisi sayısı 30 bine çıkacak

Bu noktada çarşı ve mahalle bekçiliğinin çok olumlu sonuçlar ürettiğine değinen Soylu, "Halen alım süreci devam eden 8 bin 242 bekçimizin göreve başlamasıyla 30 bin sayısına ulaşmış olacağız." dedi.

Soylu, olaylara hızlı müdahale edebilmek ve görünürlüğü artırabilmek için emniyet ve jandarmada motorsiklet alımlarına, bisikletli polis timleri, atlı polisler ve atlı jandarmalar gibi yeni birimlerin sayısının artmasına da ağırlık verdiklerini kaydetti.

Önleyici hizmetlerin tamamlayıcısı teknolojik kapasiteyi artırmayı ayrı bir stratejik ilke olarak belirlediklerine vurgu yapan Soylu, "26 binden 78 bin 500'e çıkarttığımız kamera sayısı, yüzde 128 arttırdığımız plaka tanıma sistemi sayısı, önleyici güvenlik, alan kontrolü ve yüksek kapasite üçgeninde kurguladığımız bu anlayışımızın bir başka tezahürüdür." ifadesini kullandı.

Şehir güvenliği konseptinin bir önemli ayağının da "şehir halkı-güven" ilişkisinin tesisi ve buradan destek almak olduğunu belirten  Bakan Soylu, toplum destekli polislik, KADES, uyuma, açık kapı projeleriyle aynı zamanda vali, emniyet müdürü, jandarma komutanları, halk, asayiş ilişkisinin tesisine yönelik toplantılar ve tüm projelerle şehir insanını yeni güvenlik konseptine dahil ettiklerini aktardı. 

İnsanların dikkatinden ve çevresine ait farkındalığından istifade ettiklerini anlatan Soylu, "Güvenlikte alan kontrolü, yeni dönemin önemli başlıklarından birisidir. Şehrin kendisinin güvensizlik üretmesini de engelliyoruz. Tesbit ettiğimiz 82 bin metruk binanın 51 bin tanesini kısa dönem içerisinde yıktık, 18 bin tanesinin de bakım ve onarımı yapıldı. Kalan 13 bin tanesinin de yıkım çalışmaları devam ediyor." diye konuştu. 

Hem şehir hayatının hem de ülke geleceğinin önemli bir parçası olan okul güvenliğini ise servislerden başlattıklarını belirten Soylu, şöyle devam etti:

"Okul servis araçları denetimlerimizi yüzde 128 artırdık. Ayrıca hem okul binalarında hem de okul çevrelerinde ilave güvenlik önlemleri alıyor ve denetimlerini gerçekleştiriyoruz. Büyükşehirlerimizin önemli riskleri arasında bulunan uyuşturucu kullanımıyla ilgili olarak da narkotimlerimizin tüm kurulum çalışmaları tamamlandı ve bu ekiplerimiz 81 vilayetimizde sahadadır. Ülke genelinde gerçekleştirdiğimiz 27 huzur uygulaması da yine alan kontrolü anlayışımızın yansımasıdır. Tüm bunları yanı sıra tematik alanlarda ortak politika belgeleri oluşturmayı da bir ilke olarak belirledik ve bunların her birinin kendilerine ait somut çıktıları oldu."

Soylu, eğitim konusunu da ayrı bir başlık olarak ele aldıklarını belirterek, "Geleceğin sürücülerini yetiştirmekten, uyuşturucu konusunda bilinçlendirmeyi artırarak kullanımı azaltmaya kadar pek çok başlıkta milyonlarca insanımızın eğitim faaliyetlerine ağırlık vererek geleceğin suç ve güvensizlik oranını aşağı çekmeyi hedefliyoruz." dedi.

Atılan tüm bu adımların olumlu sonuçlar verdiğini ve trend halini aldığını ifade eden Soylu, şöyle konuştu:

"Bugün ülkemizde son iki yılda tüm hırsızlık olayları yüzde 30,8 azalmış, evden hırsızlık ortalaması 282'den 148'e, İstanbul'da 80'den 35'e, Ankara'da 31'den 4'e, İzmir’de ise 21'den 6'ya gerilemiştir. Almanya ve Fransa İçişleri bakanlıkların resmi verilerine göre 2018'de 100 bin kişi başına evden hırsızlık rakamı Almanya'da 117,8, Fransa’da 348,9 iken Türkiye'de 89,9 olarak gerçekleşmiştir. Yine son iki yılda uyuşturucuya bağlı ölümler de 941'den önce 657'ye düşmüştür."

Soylu, 2018-2019 karşılaştırmasında ise Adli Tıp verilerine göre, yüzde 41,8'le bu azalma eğiliminin devam ettiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"21. yüzyılda hem nicelik hem nitelik anlamında artan tehditler, şehir güvenliğinde bir anlayış değişikliği meydana getirmiştir. Londra'daki terörist saldırılar sonrasında Londra'nın merkezinde 'çelik kuşak' denilen bir strateji uygulanmıştır. Kentin merkezi büyük oranda yayalaştırılmış, doğrudan taşıt trafiği engellenmiş, banklar ve sokak lambaları yeniden tasarlanmıştır. Pek çok batılı ülke can ve mal kaybını minimize etmek için yeni bir konsept belirlemiş, adına 'savunan kent yaklaşımı' adı verilen yeni bir yaklaşım olarak nitelendirmiştir." 

Paris’teki terör saldırıları sonrası yaşanan panik ve ortaya koyulan kısıtlamalara işaret eden Soylu, "Buna karşın Türkiye’de gerek devletimizin gücü, gerek kurumsal kapasitemiz, gerekse ülke yönetimindeki istikrar ve güçlü liderlik sayesinde, coğrafyasının ürettiği risklere rağmen insanların günlük hayatlarında herhangi bir kısıtlama oluşturmadan güvenlik konusunda sonuç alabiliyoruz." dedi.

Bakan Soylu, yaptıkları tespitlere ilişkin bilgi vererek, "İstanbul'un güvenliği bugün Tel Abyad'dan, Resulayn'dan başlamaktadır. İstanbul'un güvenliği Suruç'tan, Nizip'ten ve Hatay sınırından başlamaktadır. Bu ortaya çıkan toplu yaklaşım ülkemizi çok daha önemli ve anlamlı bir güvenlik yaklaşımına doğru itmektedir. " diye konuştu. 

Yeni güvenlik konsepti tehdidini kaynağında yok etme anlayışının, bugünkü konuma ulaşmadaki önemli etken olduğunu vurgulayan Soylu, "Batı, teröre karşı savunmayı şehirlerinde kurgularken ve 'en az can kaybına razıyken, biz bugün saldırının düşünüldüğü yerleri hedefliyoruz, olayın oluşmasını engelliyoruz. 2018 yılında 361, 2019 yılında 281 terör olayını oluşmadan güvenlik kuvvetlerimiz engellediler. Yani şehir güvenliğinin önüne, deyim yerindeyse bir bariyer daha koyuyor, iki aşamalı bir güvenlik kurguluyoruz. Bunu her gün bir adım öteye taşımaya gayrete ediyoruz." ifadelerini kullandı. 

Bu anlayışa ve hedeflere önemli katkılar sunacağına inandığı sempozyumun ülke ve şehirler ve güvenlik açıdan hayırlara vesile olmasını dileyen Soylu, toplantıya ev sahipliği yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a şükranlarını sundu.


Kaynak: Anadolu ajansı
Kaynak: Redaktör Haber

Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.