Miraç Kandili: Resulullah’ın urucu günü olan Recep ayında kutlanan ‘Miraç Gecesi-Leyletul-Miraç-Miraç Kandili.’ (M.Hamidullah:2/1084-1085)En büyük mucize (Mirac) ile Allah onu göğe çekip almış ve kendisini huzuruna kabul ederek şereflendirmiştir.”(M.Hami dullah:1/119-120)
Leylei Mirâc: ’Mirac gecesi, Hz. Muhammed’in göğe çıktığı gece ki, Recep ayının 27 sine rastlayan kandil gecesi.’(F.Develioğlu: Lügat) ‘İsra ve Mirac, Nübüvvetin 12.yılı 27 Recep ayı ve Miladi 622.’(M.Emin Yıldırım, atlas:118-140-424)
‘Yirmi yedi Receb altı yüz yirmi,
Efendim göklere çıktı o gece,
Hiç vahyi görenle görmeyen bir mi?
Ötelerde öte baktı o gece.’ (Hüseyin Gümüş)
Leylei İsra: ‘Hz. Peygamberin miraç gecesi’(F.Develioğlu: Lügat):78)
‘Kulunu (Muhammed Aleyhisselam) ayetlerimizden bir bölümünü kendisine gösterelim diye bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini kutsal kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren (Allah) her türlü eksiklikten uzaktır. Şüphesiz O, her şeyi işiten, her şeyi bilendir.’(İsra:1)(M.Hamdi Yazır-meal)-(A.Köksal:1-2/541)-(S.Suruç:266)
‘İsra, Allah’ın kesin olarak gerçekleşen emirlerinden biridir. Allah Teâlâ dilediği ayetleri gös termek için, onu dilediği gibi, dilediği şekilde geceleyin yürüttü. Öyle ki bu gece Resulullah (s.a.v), Allah’ın kudretinden açıkça gösterdiği şeyleri bizzat müşahede etti. Sonra da bunları ümmetine anlattı.’(İbn İshak:393) ‘İbn Hişam: Resulullah (s.a.v), geceleyin Mescidi Haram’dan Mescidi Aksa’ya götürüldü. Bu Kudüs’teki Beytül Makdis’dir.’(İbn İshak, İbn Hişam:2/48)
‘İsrâ…‘Gece giden’…Kur’ânda ismi;
Bir yolcu… İsrâ…
Zamandan, mekândan azattır cismi;
İlâhi ibrâ…”’(N. Fazıl:72)
‘Bu gece
Göğe çıkma mucizesi
Miraç gecesi’(Sezai Karakoç:91-92)
Arif Nihat Asya’ya göre mirac, hem Allah’ın katına çıkma hem de oradan geri dönme bakı mından aslında iki mucizedir.
‘Hem Tanrı’yadır muhabbetin hem bizedir…
Zaten bizi sen gözetmezsen kim gözetir?
Ey en büyük insan, göğe çıkman ayrı;
Oradan yere dönmen, ayrı bir mucizedir.’ (A.Nihat Asya)
Mirac: İslam’a göre Peygamberin göğe yükselerek, Allah’ın huzuruna kabul edilmesidir.
‘Yükseğe çıkış aracı demektir.’(A.Köksal:1-2/539) ‘Mirac kelimesi ise bu yolculuğun ardından Resulullah’ın, yüksek gök tabakalarına çıkarılması; sonra insan, cin, melek ve diğer mahlûkatın bilgilerinin tükendiği sınıra ulaştırılması anlamındadır. Bunların tümü bir gece içinde olmuştur.’(R.el-Buti:136)‘Allah yeryüzünde görevlendirdiği sevgili Peygamberini şereflen dirmek istemiş ve onu kendisine çağırmış, Semavat’a yükseltmiş, Huzur’a kabul ve ilahi bir söyleşiden sonra Resulullah Muhammed (s.a.v) tekrar yeryüzüne döndürmüştür.’(M.Hamidullah:1/129)‘Mirac, Resulullah’a (s.a.v) verildiğinden mübarek ismine ‘Sahibül Mirac’ denilmiştir.’ (K.Davut:357)
‘Ah Efendi’m, Sahibü’l-Mirac olan Cevher nebi’(M.Ali Eşmeli)
‘Seven, sevilenle buluşmak diler;
En mahrem meclis…
‘Geceleyin beni alıp gittiler…’
Ne güzel hâdis!’(N.Fazıl:72)
‘Allah Resulünün yükseklikler âlemine urûç etmesi… Derece derece ötelerin sırlarına ermesi… Nihayet (son) un son haddini de (sınırını da) geçmesi ve hadsizlik (sınırsızlık) ufkuna varması… Bütün nispet ve kıyasların, içinde kaynayıp yok olduğu ve ulvi bir nur ahenginden ibaret kaldığı vahdet çağlayanına girmesi… Allah’ı görmesi, Allah’la konuş ması, Allah’tan emir alması… Miraç, kelam aynasında budur ve bunda Allah’a mekân ve istikamet tayini yoktur.’(N.Fazıl:239)
Miracı haber veren sahabeler
‘Başlarında, Hz. Ali ve Ömer bulunan, en şanlı ve eminlerden yüzlerce Sahabînin imza larını taşıyıcı ‘İsra’ hâdisi katidir; ‘nassa bitişiktir.’ (N.Fazıl:241) “Çünkü kesin delillerle, kati haberlerle (yani nassı kati’) ile ve Kur’an ile sabit olmuştur.”(K.Davud:357) İsra ve miraç, Kur’an ve sahih sünnetle sabit mütevatir bir mucizedir.Asım Köksal Hoca, İslam tarihinde (cilt:1-2/541-542); İsrâ ve Mirac mucizesini rivayet eden erkek ve kadın otuz iki sahabe ismine yer vermiştir. (Araştırmacı S.Kurnaz) ‘ez-Zurkani’ye göre, birbirinden az veya çok teferruatlı bilgi veren en az 45 sahabe, Mirac konusunda bize bilgi vermektedir.’(M.Hamidullah:1/134)“Mirac hadisesi muharrircin imamlarından Kütübi sitte içinde çeşitli yollarla, yirmi yedi kadar ashabı kiram hazretlerinden tahriç ve rivayet edilmiştir.”(K.Davut:263)
‘İbn İshak: Peygamber’in (s.a.v) gece, Mescidi Haram’dan Mescidi Aksa’ya götürülmesi Abdullah b.Mesud, Ebu Said el-Hudri, Hz.Aişe, Muaviye b.Ebi Süfyan, Hasan b.Ebi’l Hasan el-Basri, İbn Şihab ez-Zühri, Katade ve ehli ilimden olan başkaları ve Ebu Talib’in kızı Ümmi Hani’den rivayetler vardır. Onlardan her biri Resulullah’ın (s.a.v) gece götürül düğünde durumuna dair anlatılan şeylerden bir kısmını ondan haber veriyorlardı. Subhanehu ve Teâlâ ayetlerinden Murad ettiği şeyleri ona göstermek için dilediği şekilde onu gece götürttü. Murad ettiği şeyleri ayan beyan bir şekilde ona gösterdi.’(İbn İshak, İbn Hişam:2/48-49)
İsra ve miracı inkâr
“Miracın; Mescidi Haram’dan Mescidi Aksa’ya kadar olan kısmı, ayetle sabittir ki,münkiri (inkâr eden) kâfir olur. Mescidi Aksa’dan Sidretül Münteha’ya kadar olan kısmı, haberi meşhurla sabittir ki, münkiri dâl ve mudil (Hak yoldan sapan ve saptıran) olur. Sidretül Münteha’dan ila maşallah (Allahü Teâlâ’nın dilediği yerlere) haberi âhâd ile sabittir ki, münkiri mübtedi (Bidat ehli) olur.”(Fazilet Neşriyat:82) “İsra ve Mirac mucizesi, güzide Sahibiler tarafından Peygamberi mizden nakledilmiştir.” (S.Suruç:1/267)
Mescidi Aksaya varış
‘Aldı gitti Mustafa’yı Cebrail
Önüne düştü ona oldu delil
Yolda çok türlü acayip gördü hem
Geldi Kudüs’e erdi ve vurdu kadem.’(S.Çelebi:108)
‘Mekke’den Kudüs’e binilen Burak,
Çevresi mübarek Kudüs ilk uğrak.’(Yaşar Alpaslan)
‘Mescidi Aksa Süleyman (a.s) tarafından inşa edilmiştir.’ (L.Şentürk, ilmihal, diyanet:247)‘Mescidi Aksa: Filistin toprakları içerisinde, en önemli İslam mescitlerinden biri, iki kıbleden ilki. Günümüzdeki hali, Abdülmelik b. Mervan, Hicri 72/Miladi 691 yılında yaptırmış olup, kutsal Kudüs bölgesinin içinde yer almaktadır. Mescidin iç avlusunda İsra ve Mirac gecesi Resulullah’ın (s.a.v) üzerinden semaya yükseldiği mübarek Kubbetus-Sahra da bulunmak tadır.’(M.Emin Yıldırım, atlas:142)‘Mescidi Aksa: Kudüs mescididir. Diğer adı: Beyti Maktis’tir. Yeryüzün de ilk defa Kâbe, ondan sonra Mescidi Aksa bina edilmiştir.’(S.Suruç:1/472)
Şairlerimizden Sezai Karakoç Hızır’la kırk saat isimli manzum esrinin Miırac bölümünde: ‘Mekke sokaklarının sessizliğe gömüldüğü, cinlerin Kur’an dinlediği, istiridyelerin açıldığı, genç kadınların sütlerinin arttığı gecenin bir saatinde, Hz. Peygamber, Mekke’den Kudüs’e gelir. Kaya, O’nun bineğine rahat binmesi için hazırlanmıştır. Öte yandan Hz.İsa, Hz.Musa, Hz.İbrahim, Hz.Yusuf, Hz.Bünyamin, Hz.Süleyman, Hz.Davud, Hz.Eyyub, Hz.Lut, Hz.Zülküf kendi kimlikleriyle Mescidi Aksa’ ya gelmiş ve O’nu beklemektedirler. Hz. Muhammed’in imamlığında peygamberler ve melekler namaz kılarlar.
“İsa da gelmişti
Musa da gelmişti
İbrahim de gelmişti
Yusuf da gelmişti
Süleyman da gelmişti
Davud da gelmişti
Mescid-i Aksa’da
Ayak sesi
Caminin önünde arkasında
Melekler vardı gümüş defterli
Gümüş kalemli
Peygamber imamdı
Kıldılar namaz
Melekler ve Peygamberlerle
Miraç gecesi.
Burak aldı gitti peygamberi”(Sezai Karakoç:93-94-95)
iki rivayet: Biri; ‘Yüce Allah, bütün peygamberleri tazim için diriltmiş ve mübarek cesetleri ile Onun karşısında hazır etmişti. Diğeri; ‘O peygamberler mübarek cesetleri ile değil, orada mübarek ruhları ile hazır oldular.’(K.Davud: 278)
‘Çün namazı kılarak döndü Resûl
Geldi Sahre taşına kıldı duhûl.’(S.Çelebi:108)
‘Kudüs’te
Hazırlandı kaya
Yerden yükselmeye bir parça
Ata binen süvariye’(Sezai Karakoç:93)
Mescidi Aksadan Sidretül müntehaya
Sahra taşından yedi kat göğe yükseldi.
1.Kat gökte: Âdem Peygamberi gördü. Melekler kıyamdaydı. Namazın kıyamı oluştu.
2.Kat gökte: Teyze oğulları İsa ve Yahya’yı, Meryem ve Asiye’yi, rızık dağıtıcı Kasım meleği, Azrail’i gördü. Melekler rükudaydı. Namazın rükusu oluştu.
3.Kat gökte: Yusuf’u, Davud’u, Süleyman’ı, Azap meleği Sahasil’i, Aman kapısını, Cehennem tabakalarını gördü. Melekler secdede idi. Namazın secdesi oluştu.
4.Kat gökte: İdris ve Nuh’u gördü. Melekler huşu içindeydi. Namazda huşu oluştu.
5.Kat gökte: Harun’, İsmail’i, İshak’ı, Yakup’u, Lüt’u, Nuh tufanını oluştuğu Niham denizini gördü. Melekler tahiyyatta idi. Namazın tahiyyatı oluştu.
6.Kat gökte: Hz.Musa’yı, Mikail’i gördü. Meleklerin ibadetinden Tesbih, tehlil, sübhane Rabbiyel ala namazın rükünlerinden oldu.
7.Kat gökte: İbrahim Peygamberi gördü. Ağaç dikilmesi tavsiye edildi. Sübhanallahü velhamdülillahi vela ilahe illallahu vallahu ekber. Vela havle vela kuvvete illa billahil akiyyül azim. Her söyledikçe Cennete bir ağaç dikilir. Beytül Mamuru gördü. Bu yeryüzündeki Kâbe’nin gökyüzünde bir izdüşümüdür. Çocukların anne ve baba şefkati kabul edildi. İsrafil’i gördü. Cemaatin oluşumu: ‘Bazı tezkir (vaazu nasihat) kitaplarında açıklanmıştır ki, Cuma günü olunca melekler Beyti Mamur’a toplanırlar. Cebrail ezan okur, İsrafil Hutbe okur, Mikail imamlık eder. Yedi kat melekleri de ona uyarlar (Cemaat). Cuma namazı kılınınca ‘ey melekler şahit olun’ derler: Cebrail: ‘Bu ezanın sevabını, İsrafil: ‘Bu hitabetin sevabını, Mikail: ‘İmamlığın sevabını, Melekler de: ‘Cemaat sevaplarını, Muhammed ümmetinin; ‘Müezzinlerine, Hatiplerine, İmamlarına, Cuma namazlarını kılanlarına’ bağışlarlar. Cömertlik: “Yüce Allah: ‘Ey melekler, cömertliği yaratan Ben’im. Cuma gününe saygı duyan, Cuma namazını kılan Muhammed ümmetinin erkek ve kadınlarının günahını bağışladım, Cehennem den Azad eyledim!’ buyurdular.’(K.Davud:317)
Süleyman Çelebi, Yüce Allah’ın gök ehlinin yapmış oldukları ibadetleri birleştirip adını namaz koyarak Muhammed (s.a.v) ümmetine armağan edişini şöyle anlatıyor: Her ne zaman ki bu namazı kılarlar sa, bütün gök ehlinin sevabını bulurlar’ dedi.
Gördü gök ehli ibadette kamu
Her biri bir türlü tâatte amu
Kim kıyâmiçre kimi kılmış rükû
Kimi Hakk’a secde kılmış bi’l-huşû
Kimi tâhiyyâta oturmuştu müdâm
O idi tâatları her subh u şâm
Kimi takdîs û kimi temcîd okur
Kimi tehlîl û kimi tahmîd okur
kimisi âşık-ı Hak olmuş durur
Vâlih û hayrân u mest kalmış durur
Her birinin yettiğince tâkati
Haşr olunca işbu resme tâati
Onların tâatların O bî-niyâz
Cem’ ederek adını koydu namâz
Mustafa’ya verdi dedi O Ganî
Ümmetine armağan ilet bunu
Her kaçan ki bu namazı kılalar
Cümle gök ehli sevabı bulalar(S.Çelebi:110-113)
Sidretül Münteha
“Oradan (yedinci kat semadan) ‘Sidretül Münteha’. Bu nokta, akıl ve kıyas alemin son haddidir.”(N.Fazıl:242)
Ötelerin ötesi: “Peygamber (s.a.v) Mirac Gecesi, Cebrail dâhil hiçbir mahlûkun hududunu aşamadığı Sidrei Münteha’nın ötesine geçirildi.”(O.N.Topbaş:1/171)Cebrail’e sen makamında dur dedi. Cebrail makamında kaldı.
“Didi Cebraile ol Fahr-ı cihan
Pes makamında tur imdi sen heman”(S.Çelebi Vedat Sağlam:97)
Perdesiz görüşme
Çünki kamusın görüp geçti öte
Vardı erişti O Ulu Hazret’e(S.Çelebi:112)
Sidreden geçti öte,
Erdi büyük devlete! (M.Necati Bursalı)
Sünnet ehli katındaki görüş
Zaman ve mekândan münezzeh olan cenabı Hakkın cemaliyle müşerref oldu, yani Allah’ın huzuruna kabul edildi. Ve Allah Resulü, Cenabı Hak ile perdesiz görüştü. ‘Hak Teâla’yı hem kalb gözüyle, hem de baş gözü ile müşahede etti.’(Taberi, tarih:3/94) ‘Yüce Allah’ın sözünü işitti ve pak cemalini gördü.’(A.Cevdet Paşa:1/103) ‘Benim dediğim bu sözler gerçektir.’ Hakdurur bu sözleri ben ki direm(S.Çelebi:112)
Hakdurur bu sözleri ben ki direm(S.Çelebi:112)
‘Şeş cihetden ol münezzeh Zü’l-celâl
Bî-kem ü keyf ana gösterdi cemâl
Aşikâre gördü Rabbü’l-İzzeti
Ahirette öyle görür ümmeti” (S.Çelebi)
Alemde odur gören cemali (M.Fehmi Gerçeker)
‘Aradan kalktı perde Habib gördü Mahbub’u’ (Ahmet Arıtürk)
Apaçıktı işte sırr-ı ilahi
Ve sırrın perdesi, kapısı yoktu.(Şükrü Karaca)
Sonra gördü ve bildi Görüneni
Görünmeyen görüneni
Atıp bütün köprüleri
Tattı o Tek Denizi.(Sezai Karakoç:96)
Miracda verilenler
Huzurda Peygamberimize ve ümmetine mirac da vasıtasız üç şey verildi:
Elli vakit namaz sevabına denk, beş vakit namaz.
Bakara Suresi’nin son iki ayeti (Amenerresulü)
Ümmetinden şirke düşmeyenlere büyük günahların affedildiği haberi…
Biri ‘Bakare’den son üç ayettir,
İtikat esasın hepsini muhbir.
Biri günahkâr ki müşrik maada,
Tevbe etse eğer affeder Hüda.
Biri de namazdır zaman sathında,
Elli vakte eşit Allah katında. (Yaşar Alparslan)
Sen ki mi’râc eyleyüp itdün niyaz
Ümmetün mi’râcını kıldum namâz (S.Çelebi:100)
İsra ve Miracınla kıldı Seni Hak mümtaz,
Ümmetinin miracı, oldu beş vakit namaz.(Asım Köksal)
Ve dağıtın dostlara
Gök armağanı
Namazı
Beş kere
Günlük bir miraç gibi
Ki gidip geldiğine
En büyük bir şahitti.(Sezai Karakoç:97)
Sıdk ile beş vakt olundukça eda
Elli vaktin ecrin eyler Hak atâ(S.Çelebi:100)
Biri de namazdır zaman sathında,
Elli vakte eşit Allah katında. (Yaşar Alparslan)
Ey kutlu Muhammed, beşibir yerde getir. (A.Ni.Asya)
Namaz, dinin direği’…
Gereklerin gereği… (N.Fazıl:131)
Namaz; sancıma ilaç, yanık yerime merhem
Onsuz dünya benim olsun istemem (N.Fazıl)
Peygamberin nazarında en sevgili şey namazdı,
Namaz vakti yaklaşınca hiç kimseyi tanımazdı. (A.Köksal)
Hakikat şudur ki, Büyük Oluş bir keredir, uyanıklık halindedir ve bir arada hem ruhanidir, hem de cismani… Bunu bin kere tekrarlayınız… (N.Fazıl:240)
Hakk’a çok şükr û Habîb’ine selâm
Kasredip mîrâc’ı uş kıldık tamâm (S.Çelebi:114)
Didiler ey kıble-i İslâm ü dîn
Kutlu olsun sana mi’râc-ı Güzîn(S.Çelebi:100)
Aracısız emir namaz: “Kur’ân-ı Kerîm’de bildirilen farzlar, Cebrail (a.s) vasıtasıyla vaki olmuştur. Namaz ise, Mirac’dadoğrudan doğruya, bizzat Cenab-ı Hak tarafından emredilmiştir. (M.Hamidullah: 2/728-729)
‘Sıdk ile beş vakt olundukça eda
Elli vaktin ecrin eyler Hak atâ
Her kaçan kim bu namazı kılalar
Cümle gök ehli sevabın bulalar”(S.Çelebi:100)
Selam ve dua ile…
























Yorum Yazın