MENU
  • YEREL HABERLER
  • EĞİTİM
  • ASAYİŞ
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • YEREL HABERLER
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • E-GAZETE
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Nöbetçi Eczaneler
  • E-Dergi
  • Resmi Reklamlar
24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
Ankara
24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
  • ANKARA HABERLERİ
  • GÜNDEM
  • ULUSAL HABERLER
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • KÜLTÜR SANAT
  • SAĞLIK
Kapat

Türkiye'de özel televizyonların kurulmasının üzerinden 30 yıl geçti

Ana SayfaUlusal HaberlerTürkiye'de özel televizyonların kurulmasının üzerinden 30 yıl geçti
Türkiye'de özel televizyonların kurulmasının üzerinden 30 yıl geçti

Doç. Dr. Esra Keloğlu, "Türkiye'deki özel televizyonlar, hem içerik hem de teknolojik açıdan Avrupa hatta Amerika ile aynı tür içeriklerle, kaliteli yayın yapıyor." dedi.

01 Mart, 2021, Pazartesi 17:57
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Abone ol

1 Mart 1990'da kurulan ilk özel televizyon kanalı Magic Box'ın ardından peş peşe özel kanallar kurularak, yayına başladı.

RTÜK'ten alınan verilere göre, bugün Türkiye'de karasal ortamdan yayın yapan 16 ulusal televizyon, 8 bölgesel televizyon, 151 yerel televizyon olmak üzere toplam 175, uydudan 350 televizyon, kablolu ortamda ise 172 televizyon kanalı yayın yapıyor.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Esra İlkay Keloğlu, Türkiye'nin ilk özel televizyon kanalı Magic Box ve ardından peş peşe kurulan özel kanalların tarihsel gelişimi ile televizyonculuğun gelişen parametrelerine ilişkin AA muhabirine açıklamada bulundu.

Televizyonun sadece cihaz değil, teknolojik bir sürecin ve hatta ekonomik sistemin bir parçası olduğunu belirten Keloğlu, 1920'lerde görüntülü bir radyo gibi algılanan televizyonun 1950'lerden itibaren dünyanın gelişmiş ülkelerinde yaygınlık kazanmaya başladığını söyledi.

Türkiye'de televizyonun 1968'de düzenli yayın yapmaya başladığını hatırlatan Keloğlu, "Dünyadaki gelişmelere paralel olsa bile televizyonun ülkemizde yaygınlaşması ve örgütlenmesi geç bir dönemde oldu." dedi.

Televizyon yayıncılığının gelişimini üç döneme ayıran Keloğlu, birinci dönemde kamusal yayıncılık, ikinci dönemde özel televizyonların kurulması ve üçüncü dönemin ise bugün yaşanılan dijital süreç olduğunu belirtti.

1 Mart 1990'da Magic Box'ın kurulmasının, dünyada 1980'lerde var olan toplumsal ekonomik gelişmenin devamı ve yansıması olduğunun altını çizen Keloğlu, 1987-1991 yıllarında Anavatan Partisi'nin iktidara geldiğini, bu dönemde kurulan özel televizyonların TRT'nin yayıncılık tekelinin kırılmasına yol açtığını ifade etti.

Dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın 1989'daki Amerika gezisi sırasında Türkiye'de özel televizyon yayıncılığının yapılabileceğini belirttiğini, oğlu Ahmet Özal'ın 1 Mart 1990'da Almanya'dan kiralanan bir televizyon kanalıyla Magic Box ismiyle yayın yapmaya başladığını anımsatan Keloğlu, şunları kaydetti:

"O dönemde bu yayın 'korsan' olarak niteleniyor. Bu yayının yasallık kazanması ancak 1994'teki yeni Radyo ve Televizyon Yasası ile mümkün oluyor. Bu kısım biraz ilginç. Günümüzdekine bağlanan ilginç bir yanı var. Bu yasanın çıkmasını hızlandıran olay, TGRT ve İnter Star gibi kanallarda Saraybosna'da yaşanan olaylar üzerine yapılan dezenformasyon. Halkı tahrik eden haberler nedeniyle yasa 20 Nisan'da kabul ediliyor. Yayıncılık faaliyetinin doğru düzgün yapılması için bir çaba olarak görmek gerekiyor bu yasalaşmayı. Günümüze gelindiğinde dijitalleşmeyle, her şeyin dijital olarak yayınlanabildiği bir mecra olarak televizyonu görmek de mümkün. 1990'larda özel kanallar kurulmasaydı bugün dijitalleşme olur muydu, bilmiyoruz ama bugün televizyonun YouTube'laştığı bir dönemin içindeyiz."

"Özel kanallar, ekonomik politikaların yansıması ve göstergesi"

Özel televizyonların hızlı şekilde arttığını belirten Keloğlu, Magic Box kurulduktan sonra özel kanallarda sansasyonel ve magazinel yayıncılığın ortaya çıktığını, izleyicinin de bundan hoşlandığını ifade etti.

"1990'ların ortasından itibaren liberal ekonomik politikalar uygulanmaya başladı. Özel kanallar, ekonomik politikaların yansıması ve göstergesi. Herkesin istediğini yaptığı, kuralların az olduğu ve daha özgürlükçü bir yapı özel kanalların kurulmasını teşvik etti ve herkes kendi kanalını kurmak istedi." değerlendirmesinde bulunan Keloğlu, kamu yayıncılığında öğretme ve toplumu bilinçlendirme sorumluluğu varken, özel kanalların eğlence içerikli programları ve farklı haberleri bir arada sunma yeniliğini getirdiğini söyledi.

Doç. Dr. Keloğlu, şunları kaydetti:

"Özel kanallar, kimliklerimizi oluşturduğumuz materyalleri sağlıyor. Kadın ya da erkek olmanın toplumsal temelli bir şekilde ne anlama geldiğini, dünya bakışımızı ve değerlerimizi şekillendiriyor. Ortak bir kültür oluşturmaya çalışıyor. Türkiye'de özel kanallar Avrupa'dan daha geç kuruldu. Ama hızlı gelişti ve kısa sürede çok kanal kuruldu. Avrupa ülkelerindeki özel televizyonculuk ile Türkiye'dekini kıyasladığımda çok büyük bir fark da görmüyorum. Türkiye'deki özel televizyonlar, hem içerik hem de teknolojik açıdan Avrupa, hatta Amerika ile aynı tür içeriklerle, kaliteli yayın yapıyor. Özel kanalların pek çoğunda yabancı ortaklıklar da var. Türkiye'nin kaliteli bir teknoloji satın alması dolayısıyla özel kanallarda her geçen gün pek çok farklı içerik izleyici ile buluşuyor. Bu başarı hikayesi 30 yıl gibi bir sürede gerçekleşti, bunu da görmek gerekir."

Keoğlu, her haber yayını ya da program yapan kuruluşun televizyon olmadığını, artık dijital mecradan yayınlar yapıldığını ama isminde "TV" kelimesini geçtiğini anlatarak, "Teknolojik araçlarla stüdyo düzeni olmadan yayın yapan mecralar var. Bunların sayısı da her geçen gün artıyor, yakın zamanda burayla ilgili bir düzenleme yapılacaktır diye düşünüyorum." dedi.

Televizyon kanalların artmasıyla birlikte tek düzeliğin ortaya çıkmaya başladığını ve kanallardaki program yapısındaki farklılıkların da azaldığını vurgulayan Keloğlu, dijitalleşmenin özel kanalların varlığını ve televizyonun etkinliğini yine de bitirmeyeceğini sözlerine ekledi.

özel televizyonözel kanal
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
İbrahim

İbrahim

Mail: [email protected]
Tüm yazıları

Yorum Yazın

TESK’te Mehmet Yiğiner Dönemi Başladı
Altındağ’da Atıklar Değere Dönüşüyor
Pursaklar’da Millet Kıraathaneleri Yeni Eğitim Döneminde Yoğun İlgi Görüyor
Sincan Belediyesi Türk Musikisi Konservatuvarında Yeni Dönem Heyecanı
ATO Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Yılmaz, Gayrimenkul Sektörünün Geleceği Zirvesi’nde Konuştu
Sincan’da Marketlere Sıkı Denetim 6 Şubeye 1 Günlük Men Cezası
Ankara’da Siyasi Hareketlilik Yavaş’ın Ardından CHP'li Başkanlar Peş Peşe İstifa Etti
Mansur Yavaş CHP’den istifa etti: İşte tam açıklaması
Mansur Yavaş CHP’den istifa etti: İşte tam açıklaması
Türk Dünyası’nın Renkleri Altındağ’da Buluşuyor
Nostalji Ve Otomobil Tutkusu Sincan Park’ta Buluştu
Konutta Zirve Ankara’nın Fiyatlar Yüzde 28,2 Arttı
Alparslan Doğan, MHP Ankara İl Başkanlığına Yeniden Seçildi
Yiğiner’den Karalama Kampanyalarına Sert Tepki Esnaf Teşkilatının İradesi Satılık Değil
Altındağ Altınköy Açık Hava Müzesi’nde Halılar Dile Geliyor, Anadolu’nun Hafızası İlmek İlmek Yaşıyor
ATO Başkanı Baran’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Ankara Raporu
Sincan’da Gençlerin Hayali Gerçek Oluyor Kaykay Parkı Geliyor
Buğday Tanesi Güney Kore’de Serkan Bayram’dan Dünyaya Barış ve Engelsiz Yaşam Mesajı
Meteorolojik Uyarı Ankara İçin Kuvvetli Sağanak ve Sel Alarmı
Mehmet Şimşek’ten Memur Ve Emekli Zammı Açıklaması Maaşlar En Az Enflasyon Kadar Artacak

Başka haber bulunmuyor!

Bizi Takip Edin
Facebook
Twitter
Instagram
Youtube
24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

Redaktör Haber 2022 | Yazılım: Onemsoft