Tarladan Markete Uzanan Zincirde Büyük Soruşturma Ölenler Adına Milyonluk Makbuz Düzenlenmiş
EKONOMİ22 ilde 109 adrese operasyon düzenlendi, 41 yönetici hakkında gözaltı kararı verildi. 33 şüpheli yakalanırken, soruşturma dosyasına giren raporlar yaş sebze ve meyve piyasasındaki fiyat oluşumuna ilişkin dikkat çeken tespitleri ortaya koydu. Hayatını kaybeden 49 kişi adına 2,5 milyon lirayı aşan tutarda 87 müstahsil makbuzu düzenlendiği, bazı ürünlerde üreticinin beyan ettiği alış fiyatları ile belgelerdeki rakamlar arasında ciddi farklar bulunduğu belirtildi.
Tarladan markete uzanan yaş sebze ve meyve zincirindeki fiyat oluşumuna ilişkin soruşturma genişletildi. 22 ilde 109 adres için arama kararı verilirken, 41 büyük dağıtıcı firmanın yöneticisi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. 33 şüpheli yakalandı. Soruşturma dosyasındaki raporlarda ise hayatını kaybeden kişiler adına milyonlarca liralık müstahsil makbuzu düzenlendiği, bazı ürünlerin alış fiyatlarının gerçeğinden yüksek, arz miktarlarının ise farklı gösterildiği yönünde tespitlere yer verildi.
Yaş sebze ve meyve fiyatlarının tarladan sofraya uzanan yolculuğu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen kapsamlı soruşturmayla mercek altına alındı.
Soruşturmanın odağında, piyasada faaliyet gösteren bazı büyük tedarikçi firmaların ürün arzını olduğundan düşük, maliyetleri ise gerçeğinden yüksek göstererek fiyat oluşumunu etkiledikleri yönündeki iddialar bulunuyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturma kapsamında 41 büyük dağıtıcı firmanın yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildiğini ve 22 ilde toplam 109 iş yeri ile ikamette eş zamanlı arama başlatıldığını açıkladı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise operasyon kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen 41 şüpheliden 33'ünün yakalandığını duyurdu. Firari durumdaki 8 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.
Tarladan Markette Fiyat Yolculuğu Mercek Altında
Soruşturma kapsamında Ticaret Bakanlığından Hal Kayıt Sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığından Çiftçi Kayıt Sistemi verileri temin edildi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından da kapsamlı bir inceleme gerçekleştirildi.
Bu kapsamda yaklaşık 1.029 çiftçinin beyanına başvuruldu.
Çiftçilere, ürünlerini hangi bedelle ürettikleri, kime ve hangi şartlarda sattıkları soruldu. Elde edilen bilgiler, tedarikçi konumundaki firmaların defter ve belgeleri ile Hal Kayıt Sistemi kayıtlarıyla karşılaştırıldı.
Soruşturma dosyasına giren raporlarda, bazı tedarikçilerin çiftçilerden aldıkları ürünleri gerçek alış fiyatından daha yüksek gösterecek şekilde müstahsil makbuzları düzenledikleri, ürün arzını olduğundan düşük gösterdikleri ve tedarik zincirinin gereksiz şekilde uzatılması gibi yöntemlerle fiyatların yukarı yönlü etkilenmiş olabileceği yönünde tespitlere yer verildi.
Ölen 49 Kişi Adına 2,5 Milyon Liralık Makbuz
Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici tespitlerden biri ise hayatını kaybeden kişiler adına düzenlenen müstahsil makbuzları oldu.
Rapora göre firma yetkilisi A.D.'nin, 1 Ocak 2025 ile 31 Mart 2026 tarihleri arasında daha önce hayatını kaybetmiş 49 kişi adına toplam 2 milyon 524 bin 987 lira 35 kuruş tutarında 87 müstahsil makbuzu düzenlediği belirtildi.
Adlarına makbuz düzenlenen bazı kişilerin ise tarımsal faaliyetlerinin bulunmadığını, ilgili firmaya herhangi bir ürün satmadıklarını ve söz konusu belgelerden haberdar olmadıklarını beyan ettikleri aktarıldı.
Bu tespitler, soruşturmanın en çarpıcı başlıklarından biri olarak dosyaya yansıdı.
Çiftçinin Söylediği Fiyat İle Makbuzdaki Rakam Farklı
Soruşturma kapsamında incelenen başka bir firmada da üreticilerin beyanları ile müstahsil makbuzlarında yer alan rakamlar arasında dikkat çekici farklar bulunduğu belirtildi.
Yetkilisi İ.D. olan firmaya kapya biber sattığını belirten C.S., ürünün kilogramını 8-9 liradan sattığını ifade etti.
Ancak raporda, firma tarafından bu alım için düzenlenen müstahsil makbuzlarında kilogram fiyatının 18,70 ile 23,95 lira arasında gösterildiği belirtildi.
Aynı ürünün firmadan ortalama 17,98 liradan satıldığı kaydedildi.
Raporda, alış fiyatının yüksek gösterilmesiyle satış fiyatının makul olduğu yönünde bir görüntü oluşturulmasının ve elde edilen kârın gizlenmesinin amaçlanmış olabileceği değerlendirildi.
70 Ton Ürün Satıldı, Makbuzlarda 171 Bin Kilogram Göründü
Aynı firmaya ürün satan A.K.'nin beyanı da dosyaya yansıdı.
A.K., kilogramını en fazla 11,50 liradan sattığı kapya biberin makbuzlarda ortalama 18,70 lira olarak gösterildiğini belirtti.
Daha dikkat çekici bir başka tespit ise salçalık domateste ortaya çıktı.
H.A., firmaya kilogramını 2-3 liradan toplam 70 ton salçalık domates sattığını söyledi.
Ancak rapora göre H.A. adına 171 bin 544 kilogram ürün için ortalama 4,87 lira üzerinden müstahsil makbuzu düzenlendi.
Dosyada ayrıca aynı firmanın hayatını kaybetmiş 6 kişi adına da müstahsil makbuzu düzenlediği belirtildi.
Ürün Üretmediğini Söyleyen Kişi Adına 1,2 Milyon Liralık Makbuz
Soruşturma dosyasındaki bir diğer dikkat çekici iddia ise E.B. isimli üreticiye ilişkin.
E.B. adına aynı firma tarafından 1 milyon 236 bin 522 liralık müstahsil makbuzu düzenlendiği belirtildi.
Ancak E.B.'nin beyanında kapya biberi hiçbir zaman üretmediğini ve söz konusu firmaya ürün satmadığını söylediği aktarıldı.
Bu tür beyanların, soruşturma kapsamında düzenlenen belgelerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının araştırılması açısından dosyaya dahil edildiği belirtildi.
Hal Kayıt Sistemi İle Satış Rakamları Örtüşmedi
Soruşturma kapsamında incelenen bir başka firmada ise satış belgeleri ile Hal Kayıt Sistemi kayıtları arasında önemli miktarda fark tespit edildiği belirtildi.
Yetkilisi Y.Ç. olan firmayla ilgili incelemede, 27 hayatını kaybetmiş kişi adına müstahsil makbuzu düzenlendiği tespit edildi.
Firmanın 2026 yılının ilk üç ayında faturayla yaklaşık 13,5 milyon kilogram ürün sattığı, ancak Hal Kayıt Sistemi'ne yaklaşık 8,4 milyon kilogramlık satış bildirdiği belirlendi.
Böylece faturalı satışlarla Hal Kayıt Sistemi'ne bildirilen miktarlar arasında yaklaşık 5,1 milyon kilogramlık fark ortaya çıktı.
Raporda ayrıca firmanın aynı dönemdeki sanayi tipi portakal satışlarının kayıtlı alımlarını yaklaşık 2,2 milyon kilogram aştığı, dönem başındaki stok miktarının da bu farkı karşılamadığı belirtildi.
Soruşturmanın Kapsamı Geniş
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada; fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden inceleme yapıldığı bildirildi.
22 ilde 109 iş yeri ve ikamette arama gerçekleştirilirken, soruşturmanın farklı kurumların verileri üzerinden yürütüldüğü belirtildi.
Rekabet Kurulu, Ticaret Bakanlığı ile İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin ve Antalya büyükşehir belediyelerinin hal müdürlüklerinden alınan veriler de soruşturma dosyasına dahil edildi.
Bakan Gürlek: Üreticinin Emeği Ve Vatandaşın Bütçesi Korunacak
Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmayla ilgili yaptığı açıklamada, üreticinin emeğinin ve vatandaşın bütçesinin korunmasının önemine dikkat çekti.
Gürlek, tarladan sofraya uzanan zincirin hiçbir aşamasının üreticinin emeği ve vatandaşın bütçesi üzerinden haksız kazanç kapısına dönüştürülmesine müsaade edilmeyeceğini ifade etti.
Bakan Gürlek ayrıca soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına, operasyonu gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne ve soruşturmaya veri, analiz ve raporlarıyla katkı sunan Hazine ve Maliye, Tarım ve Orman ile Ticaret Bakanlıklarına teşekkür etti.
Gözler Soruşturmanın Sonucunda
Şimdi gözler, soruşturma kapsamında elde edilen belge, kayıt ve ifadelerin nasıl değerlendirileceğine çevrildi.
Özellikle hayatını kaybeden kişiler adına düzenlendiği belirtilen müstahsil makbuzları, üreticilerin gerçek satış bedelleri ile belgelerde yer alan fiyatlar arasındaki farklılıklar ve Hal Kayıt Sistemi ile satış kayıtları arasındaki milyonlarca kilogramlık fark, soruşturmanın dikkat çeken başlıkları arasında yer alıyor.
Ancak dosyadaki tespitlerin soruşturma aşamasındaki iddia ve inceleme sonuçları olduğu, kesin sorumluluğun ise adli sürecin tamamlanmasıyla ortaya çıkacağı unutulmamalı.
Yaş sebze ve meyvenin tarladan sofraya ulaşana kadar geçirdiği süreçte fiyatın hangi aşamada ne kadar yükseldiği sorusu ise yalnızca üreticinin değil, doğrudan tüketicinin de en önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor.
Çünkü mesele yalnızca sebze ve meyvenin fiyatı değil; üreticinin emeği, tüketicinin bütçesi ve piyasaya duyulan güven meselesi.
İlginizi Çekebilir