2. ULUSLARARASI COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLER ZİRVESİ BAŞLADI

Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından düzenlenen 2. Uluslararası Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katıldığı bir törenle başladı.

2. ULUSLARARASI COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLER ZİRVESİ BAŞLADI

Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından düzenlenen 2. Uluslararası Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katıldığı bir törenle başladı.

 

ATO Congresium Kongre ve Sergi Salonu’nda gerçekleşen açılış töreninde konuşan Emine Erdoğan,  Ankara Ticaret Odası başta olmak üzere zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen herkesi kutlayarak, “Bu çabayı Anadolu’nun mirasına sahip çıkmak olarak görüyorum. Ülkemizin her köşesinden çıkan zenginliği tescillemek takdire şayandır” dedi.  Coğrafi işaret tescili alabilecek ürün sayısının 2 bin 500’e yakın olduğunu kaydeden Erdoğan, “Elimizin altıda müthiş bir potansiyel var. Çünkü Türkiye medeniyetlerin doğumhanesi, farklı çeşitlilikleri barındıran bir çeşitlilik havzasıdır. Bu muhteşem hazine bitkiden tekstile, esanstan gastronomiye kadar her alanda kendini ortaya koymaktadır” dedi.

 

Ekonominin küreselleşmesiyle birlikte, üretimin standartlaşmasının beraberinde geldiğini anlatan Erdoğan, bu durumun dünyada uzunca bir süre yenilik gibi görülmekle birlikte kendini tekrar eden bir üretim hayatıyla insanı karşı karşıya bıraktığını söyledi. İnsanların artık otantik değeri olan, bir hikâye taşıyan ürünleri tercih ettiğine dikkat çeken Erdoğan, “İşte bu noktada Türkiye bir cennet ama iş coğrafi işaret tescili almakla bitmiyor. Bu ilk adım. Önemli olan sonrasında ne yaptığınız. Burada gençler için büyük bir fırsat mevcut. Gençlerimiz vizyonlarını ve enerjilerini bu işe katarlarsa dünya markalarının kısa sürede ortaya çıkması hiç zor değil. Bu süreçte en önemli unsur tasarım. Yerel ürünü öyle bir tasarımla buluşturmalıyız ki dünyanın öbür ucunda tamamen farklı kültürde yaşayan insanlar için cezbedici hale gelebilsin” diye konuştu.

 

Türkiye’nin son dönemde her alanda millileşme gayreti içinde olduğunu, teknolojiden tarıma kadar her alanda büyük mesafeler kat edildiğini anlatan Erdoğan, işe tohumdan başladıklarını ve Ata tohumu konusunda önemli adımlar attıklarını söyledi.

 

Dünyanın global markalara doyduğu dönemde fark oluşturabilmek için yerel olanın dünya sahnesine taşınması gerektiğini belirten Erdoğan, “Yerel olanı bilip hazmetmeden evrensel olamayız. Eğer ülkemizin her bir bölgesini fasikül fasikül okuyabilirsek henüz keşfedilmemiş ve tüm dünyada çığır açmaya gebe nice hazine görürüz” dedi.

 

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün ve Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi’nin verilerine göre, sahte ve taklit ürünlerin küresel ticaretteki payının yüzde 3.3’e ulaştığını kaydeden Erdoğan, “Bu haksız kazancın önüne geçilmesi ve fikri mülkiyet haklarının korunması da coğrafi işaretli ürünlerin artmasından geçmektedir. Resmi kalite işareti olan coğrafi işaret tescilinin ürünün pazarlama gücüne güç kattığı da bir gerçektir. Eğer biz coğrafi işaret almaya aday ürün potansiyelini iyi kullanabilirsek ekonomik anlamda da yeni kulvarlarda koşacağız” diye konuştu.

 

-“COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLER ZİRVESİ KAZANIMLARI ÇOK ÖNEMLİ”-

 

Anavatanı Türkiye olan ürünlerin başka ülkeler tarafından sahiplenildiğini hatırlatan Erdoğan, lale ve yoğurt örneğini verdi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“O nedenle bu zirveni kazanımlarının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Burada konuşulacaklar bu içi halkada kalmamalı. Buradan çıkacak bilgi ve oluşacak sinerji üreticiden tüketiciye herkese yayılmalı. Yeni arayışlar içinde olan enerjisini, zekasını ve yaratıcılığını yeni bir iş alanına kanalize etmek isteyen girişimciler için bir farkındalığa vesile olmalı. Ve elbette satın alma davranışlarında da bir bilinç oluşturmamız gerekiyor. Tüketiciler coğrafi işaretli ürünler aramalı ki arz talep dengesi sağlanabilsin. Dolayısıyla tanıtıma da bir o kadar yatırım yapmalıyız. İnanıyorum ki coğrafi işaretli ürünlerin artması insanımızdaki aidiyet duygusunu perçinleyecek ve büyük bir destek görecektir. Anadolu’nun çeyiz sandığında her ihtiyacımıza cevap veren nice iksir var. Kıymetini bilir hak ettiği değeri verirsek bize misliyle cevap verecektir. Henüz başında da olsak inşallah coğrafi işaretli konusunda kısa zamanda hızlı yol alacağız. Ülkemizin değerleri hak ettiği itibarı dünya ölçeğinde de bulacak inşallah. Coğrafi İşaretli Ürünler zirvesi milletimize hayırlı olsun”

 

-Cİ YÖRELERİN MARKALAŞMASI AÇISINDAN ÖNEMLİ-

 

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank konuşmasında, coğrafi işaretin bir anlamda toprağın, yörenin imzası olduğunu söyledi. Yörelerinde üretilen ürünlerin özgün ve eşsiz olma özellikleri taşıdığını ifade eden Varank, Türkiye'nin köklü tarihinden gelen coğrafi işaretlerin, yörelerin markalaşması açısından oldukça önemli bir avantaj sağladığını dile getirdi.

 

Bakanlık olarak coğrafi işaret konusunda özel bir sorumluluk taşıdıklarını belirten Varank, coğrafi işaret tescil işlemlerinin bakanlığının bağlı kuruluşu Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yapıldığını kaydetti. Varank, “Bugün itibarıyla 81 ilimizde 446 tescilli ürünümüz var. İşlemleri devam eden 428 başvuruyu da değerlendirmeye devam ediyoruz. Türkiye'de tescil edilebilir 2 binin üzerinde potansiyel coğrafi işaret bulunuyor." diye konuştu.

 

-“Cİ TESCİLLİ ÜRÜNLERİN KATMA DEĞERİ ÖNEMLİ”-

 

Tescillerin sayısının önemli olmakla birlikte, tescillenen ürünlerin sağladığı katma değerin de o kadar öneminin bulunduğunu anlatan Varank, Türkiye'deki 446 tescilli işaretin pazar payının 2 milyar avro civarında olduğunu bildirdi. Varank, şunları söyledi:

 

"Tescilden sonraki süreçlere ticarileşme ve ihracat aşamalarına daha fazla odaklanmamız gerektiği çok açık. Bu noktada kalkınma ajanslarımız coğrafi işaretli ürünlerin, iç ve dış piyasalarda tanınmasına ve markalaştırılmasına yönelik çeşitli destekler veriyor. Örneğin Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansımız, coğrafi işaretli ürünlerden elde edilen geliri artırmayı kendine hedef koydu. Böylece hem kırsal kalkınmaya hem de gelirin tabana yayılmasına katkı sunmuş olacak. Bu amaçla 5 milyon lira bütçeli mali destek programı planlıyoruz. Program çerçevesinde tescille kazanılan haklara ilişkin izleme ve denetim sistemleri kuracak. Coğrafi işaretli ürünlerin ortak üretimi, satışı ve pazarlanması, bunların turizm değerine dönüşmesi gibi önceliklere destek vereceğiz."

 

-ULUSLARARASI İŞ BİRLİKLERİ-

 

Coğrafi işaretli ürünlerin ihracatını artırmak için, yurt dışında da tescil edilmelerinin sağlanması gerektiğini kaydeden Varank, Türkpatent’in bu amaçla Avrupa Birliği Komisyonu ile işbirliği yaptığını söyledi. Antep baklavası, Aydın inciri, Malatya kayısısı olmak üzere AB’ye tescilli 3 ürün bulunduğuna dikkat çeken Varank, “Bu tesciller sayesinde, ürünlerimizi AB'ye daha fazla ihraç etmeyi amaçlıyoruz. Ayrıca oradaki kötüye kullanım ve taklitleri engelleyebiliyoruz. Diğer taraftan da ürünlerimizin kalitesini prestij anlamında göstermiş oluyoruz. AB ile yürüttüğümüz iş birliği kapsamında, ilk aşamada 35 başvuruyu daha tescil ettirmeyi hedefliyoruz. Bir başka uluslararası iş birliğini de Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü ile başlatıyoruz. Coğrafi işaretlerimizin ticarileşmesi ve denetim şartlarının iyileştirilmesi alanlarında ortak çalışma yapacağız. Ayrıca proje kapsamında, Türk cumhuriyetlerinin coğrafi işaret kapasitelerinin artırılmasına yönelik çalışmalarımız da olacak. Özbekistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Tacikistan gibi ülkelerin de katılımıyla çalıştaylar gerçekleştirip ülke tecrübelerimizi paylaşacağız" diye konuştu.

 

-Cİ SATIŞ MERKEZİNE YEŞİL IŞIK-

 

Bakan Varank, Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran'ın gündeme getirdiği coğrafi işaretli ürünlerin satıldığı bir merkez kurulması projesine de kalkınma ajansları vasıtasıyla destek verebileceklerini bildirdi. Ticaretin önemli bir kısmının e-ticaret platformları vasıtasıyla yapıldığına dikkati çeken Varank, "Bu manada Türkiye'de şimdiden birkaç platformla görüştüm. Online ticaret platformlarında coğrafi tescilli ürünler kısmı açabilirsek, aynı zamanda bu ürünlerin satışına büyük katkımız olur diye düşünüyorum." dedi.

 

- "TÜRKİYE YÖRESEL VE GELENEKSEL ÜRÜNLERİYLE ULUSLARARASI TİCARETTEN ALDIĞI PAYI ARTIRMALI"-

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran da konuşmasında, Türkiye'nin yöresel ve geleneksel ürünleriyle bu alanda uluslararası ticaretten aldığı payı artırması gerektiğini belirterek, "Biz bir yandan yerli, milli teknoloji üretmeye yoğunlaşmalı, diğer yandan yöresel ve geleneksel ürünlerimize hak ettiği değeri kazandırmalıyız." dedi.

Bereketli hilal içinde yer alan Türkiye'nin, farklı mikro klimaları, geniş tarımsal topraklarıyla zengin biyolojik çeşitliliğe sahip olduğuna dikkat çeken Baran, her yıl, 100 milyondan fazla insanı besleyen Türkiye'de hemen her yörenin kendine has geleneksel ürünleri bulunduğunu dile getirdi. Baran, "Hatay'ın ipeği, Taşköprü'nün sarımsağı, Siirt'in battaniyesi, İpsala'nın pirinci gibi 446'ı  coğrafi işaret tescili almış, 2 bin 500'ü aşan sayıda ürünümüz mevcut." diye konuştu. 

Baran, dünyada, tüketimin fabrikasyon üretimlerden, yerel ve geleneksel ürünlere kaydını ifade ederek, bu ilginin devasa bir ekonomi oluşturduğunu, üretim kaynağı olan yöreleri kalkındırdığını ve yeni iş alanları açtığını kaydetti. 

Kırsal kalkınmaya katkıda bulunacak ve ülke ekonomisine ivme kazandıracak coğrafi işaretli ürünlerin zirvede ele alınacağını anlatan Baran, coğrafi işaretin dünyada toplam 200 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğüne ulaştığını bildirdi.

Baran, Türkiye'nin yöresel ve geleneksel ürünleriyle bu alanda uluslararası ticaretten aldığı payı artırması gerektiğini dile getirerek, "Yerel ve geleneksel ürünlerimizin Avrupa'da tescillenerek uluslararası pazara açılması durumunda yıllık 20 milyar dolarlık bir katkı sağlayabileceği belirtiliyor." ifadesini kullandı. 

Oda olarak "kültürel parmak izleri" olan coğrafi işaretli ürünleri gündeme taşıdıklarını anlatan Baran, "Zirve, tüccarlarımız dünya pazarında ticaret yapsın, şehrimiz ve ülkemiz ekonomik alanda, dünya başkentleriyle ve gelişmiş ülkelerle yarışsın diye yapılıyor. Bu toprakların bütün güzelliklerinin milli mücadelenin karargâhı Ankara üzerinden dünyaya tanıtılması yakışırdı ki biz de buna talip olduk. Bu şehrin birikimi, ticaretin merkezi olmayı hak edecek kadar büyük." değerlendirmesinde bulundu.

Amaçlarının, Ankara'da Türkiye'nin bütün coğrafi işaretli ürünlerinin satışa sunulacağı bir merkez kurmak olduğunu belirten Baran, şunları kaydetti:

"İlimize gelen yerli ve yabancı turistler, bu merkeze geldiklerinde Siirt'in battaniyesini, Malatya'nın kayısısını, Kayseri'nin sucuğunu alarak geri dönsün. İşte bunu başardığımızda Ankara’mız 'Anadolu'nun dünyaya açılan kapısı' misyonuna ulaşacak. Başkentimiz sadece 5,5 milyonluk nüfusa sahip bir şehir değildir, 80 milyonun şehridir ve 80 milyonun ürettiği bütün güzelliklerin sorumluluğunu taşıyor. Biz bir yandan yerli ve milli teknoloji üretmeye yoğunlaşmalı, diğer yandan, yöresel ve geleneksel ürünlerimize hak ettiği değeri kazandırmalıyız."

Açılış töreninde SesVerSus A-Capella isimli grup gösteri yaptı.

Programda, zirvenin düzenlenmesine katkıda bulunan,  Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Fahrettin Poyraz, Halk Bankası Genel Müdürü Osman Arslan, Metro Türkiye Yöneticisi Birol Uluşan, Ziraat Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ali Kırbaş, Denizbank Tarım Bankacılığı Grup Müdürü Serhan Hacısüleyman, Konya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Sayın Fatih Özgökçen, Torku Panko Birlik Genel Müdürü Sayın Taner Taşpınar ve Verimlilik Vakfı Başkanı Cemalettin Kömürcü’ye  plaketleri, Emine Erdoğan Hanımefendi tarafından verildi.

ATO Başkanı Gürsel Baran ise Emine Erdoğan Hanımefendi’ye günün anlam ve önemine binaen saf ipek üzerine Nallıhan iğne oyası ile işlenmiş bir kaftan hediye etti.

-COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLER FUARI AÇILDI-

Emine Erdoğan, zirvenin ardından ATO Başkanı Baran ile “Coğrafi İşaretli Ürünler Fuarı”nın açılışını yaparak kurdelesini kesti. Siirt ve Rize başta olmak üzere çeşitli il ve ilçelerin yöresel ürünlerinin sergilendiği stantlardaki coğrafi işaretli ürünleri inceleyen Emine Erdoğan, hatıra fotoğrafı çektirdi. Emine Erdoğan, Çayeli standında ise fuarı gezen vatandaşlara kuru fasulye ikramında bulundu.  Gaziantep Büyükşehir Belediyesi standında ise Emine Erdoğan'a, Belediye Başkanı Fatma Şahin eşlik etti. Burada Emine Erdoğan'a Türk Bayrağı şekli verilen baklava ikram edildi. Ayrıca Ankara Kedisi de hediye edilen Emine Erdoğan, bir başka stantta ise Ankara keçilerini sevdi.

“2.Uluslararası Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi”nin açılışına, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Ankara Valisi Vasip Şahin, , Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Milletvekilleri Emrullah İşler,  Fatih Şahin, Lütfiye Selva Çam, Jülide Sarıeroğlu, Fatma Betül Sayan Kaya, TESK Başkanı Bendevi Palandöken, TOBB Yönetim Kurulu Sayman Üyesi ve Ankara Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz, ASO Başkanı Nurettin Özdebir, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Oda ve Borsa başkanları, belediye başkanları, büyükelçiler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, ATO’nun meclis ve komite üyeleriyle çok sayıda vatandaş katıldı.

Zirve ve fuar üç gün boyunca ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

 


Kaynak: Redaktör Haber
Kaynak: Redaktör Haber

Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.