İbrahim  GÖKDEMİR

İbrahim GÖKDEMİR

Koyun can, Kasap et derdinde
mail

İstanbul’da birkaç gün aralıklarla meydana gelen 4.6 ve 5.8’lik deprem İstanbul için beklenen büyük depremde artık sona yaklaşıldığını bir kez daha gösterdi.

Kandilli Rasathanesi başta olmak üzere bütün deprembilimciler aynı görüşteler. İstanbul deyip geçmeyelim. İstanbul’da yaşanacak yıkıcı bir depremi Türkiye’nin tamamı yakından hissedecektir. Bazı bölgelerimiz mekân olarak sallanmayacak ama ekonomik ve can kaybı olarak 81 milyon bu depremin gerçek yüzüyle karşı karşıya kalacaktır.

1999 yılında ki o büyük depremden itibaren “Devlet Millet olarak buna hazırlıklı olmalıyız” diye diye dillerde tüy bitti.

Aradan geçen 20 yılda hazır olduk mu?

5.8’lik son İstanbul depreminde hazır olmadığımızı bir kez daha gördük. Hazır olmadığımız gibi, hazırlanamayacağımızı da gördük.

Fazla değil, depremin ilk gününden itibaren insanlar parklarda sabahlarken, siyaset kurumunun o çirkin yüzü depremin önüne geçti.

Depremi bir kenara bırakıp, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın başkanlığında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nda (AFAD) gerçekleştirilen Türkiye Afet Planlama Planı Toplantısına  İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun davet edilip edilmediğini tartışır olduk.

İstanbullu canının derdindeyken, İmamoğlu ve Hükümet yetkililerinin birbirlerini suçlayıcı açıklamalarını utanarak izledik.

Depremde dahi siyasi polemikten uzak duramadık. Yazıklar olsun demekten öteye gidemiyoruz.

Bu tepkimizi ortaya koymazsak biz hiçbir zaman depreme hazır olamayız.

Bu yüzden 81 milyon vatandaşın siyaset kurumuna artık “dur” diyerek tepkisini ortaya koyması lazım. Birlik beraberlik olacağımız bir günde polemiklerle uğraşıyorsanız bırakın gidin demekten başka çaresi yoktur.

CEMİL ÇİÇEK’TEN MÜTHİŞ SÖZLER

Geçtiğimiz günlerde katıldığım bir işyeri açılışında TBMM eski Başkanı Cemil Çiçek kürsüde konuşma yapıyordu. Yiğit Akü tarafından Ostim’de açılan Pırellı lastiklerinin toptan satış merkezinin açılışıydı. Cemil Çiçek Pırellı’nin her türlü hava şartlarında , viraja girerken, düz yolda giderken, yokuş çıkarken bir emniyet, bir güven ifade ettiğini reklamlardan anladığını söylüyordu. Konuyu siyaset kurumuna getirdi. “Keşke siyasette de Pirelli sağlamlığında bir siyaset inşa edebilsek. Türkiye’nin ihtiyacı da biraz budur” dedi.

Büyük bir devlet adamıdır Cemil Çiçek. Böyle bir isimde artık siyaset kurumunun insanlarda güven ifade etmediğini söylüyorsa, siyasetin çürüklüğünden bahsediyorsa sokakta ki vatandaşı varın siz düşünün.

Kalın sağlıcakla…

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.